Haberler :::
-
28.08.2025
Kriz Dönemlerinde Halk Sağlığına Yapay Zeka ile Çözüm
Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Akdeniz Havzası Programı çağrısı kapsamında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin de (İKÇÜ) iş birliği ortaklıkları arasında yer aldığı “AIGENCY – Krizlerde Akdeniz’de Sağlık: Dayanıklılık için Yapay Zekâ” başlıklı proje büyük bir başarıya imza attı. 15 katılımcı ülkeden başvuran 631 proje arasından seçilen 60 projeden biri olarak Amerikan Üniversitesi Beyrut (AUB) koordinatörlüğünde yürütülecek projede, İKÇÜ Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Melih Kaan Sözmen ve Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Biyomedikal Mühendisliğinden Dr. Öğr. Üyesi Onan Güren görev alıyor. So.Re.Sa. – Campania Bölgesel Sağlık Kurumu (İtalya), Birzeit Üniversitesi (Filistin), Latitudo40 (İtalya), Eticas Research & Consulting (İspanya) paydaşlığında, Türkiye koordinatörlüğünü İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin üstlendiği projeye ayrıca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İzmir İl Müdürlüğü ve Filistin Kızılayı da destek verecek. Afetlerde YZ Teknolojilerinin Aktif Kullanılması Proje hakkında bilgi veren Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Melih Kaan Sözmen, 2,5 milyon Avro bütçe destekli projenin 3 yıl süreceğini kaydetti. Prof. Dr. Melih Kaan Sözmen, “AIGENCY projesi, yapay zekâ teknolojilerinin sağlık sistemlerinde krizlere karşı kullanılması amacıyla; mevcut AI çözümlerinin uyarlanması, yapay zekâ teknolojileri ile sağlık hizmetlerine eşit erişimi güçlendirmeyi, doğal afetler, salgınlar ve insani krizlerde erken müdahale kapasitesini artırmayı ve toplum temelli çözümler geliştirmeyi amaçlayan bir proje. Proje ülkelerinde pilot uygulamaların yapılması, sağlık çalışanları ve karar vericilere yönelik uluslararası eğitim programlarının düzenlenmesi, etik ve veri güvenliği standartlarının gözetilmesi ile elde edilen çözümlerin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. İKÇÜ’nün, çok disiplinli uzmanlığı ve uluslararası proje deneyimiyle AIGENCY’nin hedeflediği yenilikçi YZ çözümlerine güçlü katkılar sunacağına inanıyorum” dedi. Kriz Dönemlerinde Halk Sağlığı Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Toplanan verilerle proje ülkelerinde pilot uygulamaların geliştirileceğini aktaran Prof. Dr. Sözmen, İKÇÜ olarak halk sağlığı ve biyomedikal mühendisliği alanlarını bir araya getirerek çok disiplinli çıktılar ortaya koyacaklarını söyledi. Prof. Dr. Sözmen, “İKÇÜ’nün halk sağlığı alanındaki katkısı, sahadan toplanacak sağlık verilerinin değerlendirilmesi, öncelikli halk sağlığı ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu verilerin yapay zekâ (YZ) modelleriyle analiz edilmesi üzerine kuruluyor. Biyomedikal Mühendisliğinden Dr. Öğr. Üyesi Güren ile programlama, algoritma geliştirme ve YZ yazılımlarının tasarımı konularında sahadan gelen verilerin güvenilir biçimde işlenmesi, modellerin doğrulanması ve pilotların yazılım bileşenlerinin yürütülmesi sayesinde projeye teknik omurga sağlanacaktır. Proje ekipleri, pilot uygulamalara bizzat katılarak çözümlerin sahada test edilmesine destek verecek; elde edilen bulguları deneyim paylaşımı yoluyla diğer ülkelere aktaracak. Bu çalışmalarla, kriz dönemlerinde halk sağlığı hizmetlerinin daha güçlü, hızlı ve adil sunulması hedefleniyor” diye konuştu. AFAD Kritik Rol Oynayacak Projenin Türkiye araştırmalarında AFAD ile iş birliğinin kritik önem kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Melih Kaan Sözmen, AFAD’ın saha verileri ve deneyiminin çalışmalara ışık tutacağını aktardı. Prof. Dr. Sözmen, “AFAD’ın saha verileri ve operasyonel deneyimi projeye entegre edilerek, afet senaryolarında kullanılacak YZ çözümlerinin gerçek ihtiyaçlarla uyumu güçlendirilecek. Projede AFAD ile iş birliği kritik bir yer tutuyor. Böylece geliştirilen çözümler, yalnız laboratuvar ortamında değil, AFAD’ın sahadaki uygulamalarıyla beslenerek ölçeklenebilir ve sürdürülebilir hale getirilecek. İKÇÜ olarak veri ve deneyim paylaşımı, ortak tatbikat/pilot kurguları, olay-komuta süreçlerine entegrasyon, kentlilik bilincine katkı ve toplumsal farkındalık oluşturmak adına erken uyarı–durumsal farkındalık panellerinin yanında İzmir genelinde yerel kapasite geliştirme çalışmaları yapmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı. -
04.08.2025
İKÇÜ'de Tercih Günleri Heyecanı
Üniversite tercih maratonuna katılan öğrenciler için her yıl düzenlenen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) “Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” Çiğli Merkez Kampüsünde başladı. “Tercihiniz İKÇÜ Olsun” sloganıyla tüm adaylara kapılarını açan İKÇÜ tanıtım günlerinde adaylar, tercih etmeyi düşündükleri bölüm ve fakülteler hakkında akademisyenlerle birebir görüşerek ayrıntılı bilgi alabiliyor. Prof. Dr. Fuat Sezgin Fuaye alanında kurulan tanıtım stantlarını ziyaret eden Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu ile Genel Sekreter Nuretdin Memur, tercihleri için İKÇÜ’yü düşünen gençler ve aileleriyle sohbet ederek sıralama sürecinin başarıyla tamamlanmasını temenni etti ‘Burası Senin Yerin’ 28 Temmuz – 1 Ağustos 2025 tarihleri arasında açık kalacak Tanıtım Günleri vesilesiyle İKÇÜ’yü yakından tanımak isteyen tüm adayları kampüste ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, “ İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2010 yılında kurulan 14 fakülte, 3 enstitü, 1 yüksekokul 2 meslek yüksekokulu, 28 Uygulama ve Araştırma merkezi, 1151 Akademik, 599 idari personel ve 19 binin üzerinde öğrencisi ile araştırma üniversitesi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Başarılarımızla İzmir’deki üniversiteler arasında her zaman ilk üçte yer almaktayız. Kısa zamanda adından sıkça bahsedilen bir üniversite olmamızı sağlayan hiç kuşkusuz eğitim-öğretim faaliyetlerinde sergilediğimiz başarılarımızdır. Öğrencilerimizin de isminin başarılı TÜBİTAK projeleri ulusal ve uluslararası alanlarda kaydettiği başarılar eklenince biz de bizi tercih edecek öğrencilere ‘Burası Senin Yerin’ diyerek bu başarılara onların da ortak olmalarını istiyoruz” dedi. Yeni İKÇÜ’lüleri Aramızda Ağırlamaktan Mutluluk Duyacağız Öğrencilerin bölüm tercihlerinde üniversitenin sektörlerle kurduğu etkiletişimler göz ardı etmemeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Bulduklu, ayrıca akredite edilen programların da oldukça önemli bir kıstas olduğunu aktardı. Rektörlük, Dekanlıklar, Proje Genel Koordinatörlüğü, öğrenci toplulukları ve diğer ilgili birimlerle koordineli çalışarak düzenledikleri faaliyetlerle dış paydaşlarla İKÇÜ arasında güçlü bir bağ kurulduğunu söyleyen Prof. Dr. Bulduklu, mezunlarının bu anlamda oldukça avantajlı konuma geldiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, “Gençlerimiz ülkemizin beşeri sermayesidir. Bir ülkenin gerçek zenginliği, düşünen, soran, üreten, hesaplayan ve yöneten genç zihinlerdir. Lisans eğitimi aşamasına gelen öğrencilerimizi en iyi şekilde geleceğe hazırlamak da bizlerin görevidir. Bu sorumluluk bilinciyle İKÇÜ’lü her öğrencimizin mezun olmadan önce sağlam adımlarla ilerleyeceği bir yol haritası hazırlıyoruz. Burda akreditasyon çalışmalarımız, kariyer günleri buluşmalarımız, uluslararası üniversitelerle anlaşmalarımız gibi birçok atılımlarımız söz konusu. Bir yandan da topluma katkı misyonumuzla da bulunduğumuz coğrafyada kurumsal ve beşeri ilişkilerimizin çizgilerini genişletmekteyiz. Kısacası üniversite olmanın sorumluluğuyla sadece mesleki yetkinlik değil; aynı zamanda etik değerlerle hareket eden, toplumun ihtiyaçlarını gözeten yeni nesil İKÇÜ’lüleri aramızda ağırlamaktan mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı. Üniversite tercih maratonuna giren öğrencilerin İKÇÜ hakkında merak ettikleri tüm soruları tanıtım masalarında görevli öğretim elemanlarına yöneltme olanağı bulduğu “Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” programı 1 Ağustos 2025 Saat:16.30’a kadar devam edecek. Adaylar, yurt olanakları, Erasmus + gibi yurt dışı değişim programları, hazırlık eğitimi, fakülte ve bölümlerinin yapısı ile spor, kültür, topluluklar gibi başlıklarda ilk ağızdan bilgi sahibi olacak. Kampüse gelemeyen aday öğrenciler için hazırlanan adayogrenci.ikcu.edu.tr/AdayOgrenci web sayfası ve sosyal medya hesaplarında da İKÇÜ ile ilgili tüm sorular yetkililerce cevaplanıyor. -
14.07.2025
"İhanetin Uluslararası Paydaşlarına Karşı Milletin Gücü"
15 Temmuz hain darbe kalkışmasının dokuzuncu yıldönümü sebebiyle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünce "İhanetin Uluslararası Paydaşlarına Karşı Milletin Gücü" başlıklı panel düzenlendi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin moderatörlüğünde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, Cihannuma Ekonomik ve Toplumsal Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu’nun konuşmacı olduğu panelde 15 Temmuz’un siyasal, ekonomik, sosyal, uluslararası boyutu tartışıldı. Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda yapılan paneli, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, dekanlar, akademik ve idari personel takip etti. Güçlü Devlet Geleneği, Güçlü Din Eğitimi En Büyük Şansımız 15 Temmuz’un irdelendiği akademik çalışmalarda, FETÖ’nün tek bir teori çerçevesine sığdırılamadığını kaydeden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, küresel şekilde dizayn edilen örgütün çok yönlü yapısına dikkat çekti. Bu yapıyı oluşturan devletlerin Türkiye üzerindeki planlarından vazgeçmediklerini vurgulayan Prof. Dr. Köse, uyanık olunması gerektiği uyarısını yaptı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Baktığınızda işin içinde din var. Uluslararası boyut var. Sömürgecilerin bizim üzerimizdeki emelleri var. Yani çok boyutlu bir örgüt. Bu örgütü anlamak için de gerçekten sadece yıl dönemlerinde değil belki akademik anlamda tezlerin uluslararası boyutunun farklı boyutlarının ele alınacağı çalışmalara da ihtiyaç var. Merhum Prof. Dr. Erol Güngör hocanın 'Din, kitleleri harekete geçirmede etkili araçtır. İnsanlara inandırdınız mı her şeyi yaptırırsınız. Ölüme kadar da gider' diyordu.. Bu yapı da insanların dini yönünü kullandı. İblis’in insanların zayıf noktalarıyla saptırması gibi bunlar da bunu yaptılar. Ama bizim bir şansımız Türkiye'de güçlü bir din eğitiminin omasıydı. Türkiye'de devletin yönetiminde çok güçlü bir din eğitimi var, İlahiyat fakültelerimiz, diyanet teşkilatımız var. O yüzden bunların ezoterik anlaşılmaz takiyeye dayalı dini inançları toplumda bir karşılık görmedi. Sağlıklı bir din eğitimini sağlayamazsanız, bir topluma en büyük felaketi yaşatmış olursunuz. Bugün Ortadoğu'yu Arap ülkelerine baktığınızda felaketleri görürsünüz. Mesela DAEŞ'i Eş-Şebab’ı kim kurdu? FETÖ'yü kim kurdu? PKK'yı kim kurdu? Farklı ülkeler üzerinde yürüttükleri stratejileri var. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 'Etnik yapılar ve dini gruplar üzerinden bölgemiz dizayn edilmeye çalışılıyor.' Türkiye bunun farkında. Biz güçlü devlet geleneğine sahibiz. Kurumsal yapılarımız oturmuş durumda ve sağlıklı bir dini zemin oluşturmuşuz. Sağlıklı bir din eğitiminin her zaman bizim açımızdan çok kıymetli olduğunu ve Türkiye'nin bu açıdan dünyaya örnek olduğunu düşünüyorum” dedi. Bunların Ana Karakteri Takiye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, örgütün kullandığı ezoterik simgeleri basın yayın medya yoluyla kamuoyunda yaygınlaştırdığına dikkat çekerek; paralel devlet yapılanmasına giden yolda sözde eğitim kurumları üzerinden geniş kitlelere ulaşıldığını aktardı. Prof. Dr. Yasin Bulduklu, “Uluslararası bağlantının hangi simgelerle kodlandığına da bakmak lazım. Öncelikle 1960'ların sonunda İzmir'de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. 70’ler doğum, 80 emekleme dönemleri. 90'larda bunlar koşmaya başlıyor. Neyle birlikte? İşte burada medya organları devreye gidiyor. Özel radyo televizyonlarının yayınları, eski o tape kasetleri ve video kasetleri ile konuşmalar dağıtılmaya başlanıyor. Zaman gazetesi ilr medyaya adım atıp Samanyolu televizyonu ile yayılıyorlar. Türkiye'de 11’inci özel televizyon ve uluslararası boyuta hemen evriliyorlar. Üstelik Amerika’da, Afrika'da, Orta Asya'da özel yayınlar yapmaya başlıyorlar. Eğitim zaten ana argümanları. Eğitimi kullanarak iki şey yaptılar. Birincisinde çok büyük para kazandılar. İkincisinde hedefledikleri kurumsal açıdan gelişmemiş devletlerde devletin gelecek yöneticilerini yetiştirdiler. Özel üniversiteler açtılar. Dini öyle bir kullandılar ki içeride şeriat, Allah, din, kitap dışarıda modern İslam, medeniyetler ittifakı, ılımlı müslüman, dinler arası diyalog, barış vs. gibi kavramları kullandılar. Süslü kelimelerle dini istedikleri şekilde evirdiler. Bunların ana karakteri takiye. Medyanın özellikle 15 Temmuz'dan sonrasında da bunlar tarafından açık biçimde kullanıldığını görüyoruz. Dünyada büyük medya organlarının darbe sürecinde üç aşağı, beş yukarı aynı manşetleri attığını gördük.Ancak biz, kamuoyuna seslenirken ulusal savunma dili geliştiremedik. Uluslararası alanda kendimizi hala anlatamadığımz kanaatindeyim. Bizi imaj anlamında Ortadoğu ülkeleri arasına yerleştirdiler. Yerel ve küresel medyada paralı konuşmacı satın almaktan hiç çekinmediler. Devşirilmiş aydın kullandılar” diye konuştu. Büyük Bir Manipülasyon Var FETÖ yapısının ve 15 Temmuz’un uluslararası arenadaki yansımalarına değinen Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır da 15 Temmuz ertesinde Batı dünyasında hiçbir liderin darbeyi kınayıcı bir açıklama yapmadığını ifade ederek konunun bugün bile anlaşılmasının altındaki medya faktörüne dikkat çekti. Dekan Prof. Dr. Batır, “15 Temmuz darbe girişimi Türkiye'de otoriter bir rejim var bunun karşısında mücadele edenlere karşı baskı uygulanıyor gibi hep aynı başlıklar uluslararası medyada yer aldı. Darbe girişimi sonrasında dünyanın en çok izlenen televizyon kanallarının hiçbirisi bunun bir darbe yani meşru hükümete karşı gerçekleşen bir darbe girişimi olduğuna dair bir açıklama yayınlamadı. Fox News televizyon kanalı, FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimine özel bir yayınla destek vermişti. ABD’nin yaptığı ilk açıklama Dışişleri Bakanı Kerry’nin ‘tarafları itidale davet etmesiydi. Öte yandan yakın tarihe gelelim, İsrail'in İran'a saldırısında Batılı ülke liderleri ne açıklamalar yaptılar? ‘İsrail'in meşru müdafaa hakkını destekliyoruz. İsrail'in kendi koruma hakkı vardır ’dediler. Size tuhaf gelmedi mi? Yani İsrail vuruyor, karşılığında batıdan kendilerini koruma hakları olduğuna dair bir açıklama geliyor. Büyük bir manipülasyon var, böyle bir çarpıtma var medyada ve biz de bunu anlatamıyoruz.Şunu söylemeye çalışıyorum. Hadiseler içeride göründüğü gibi dışarıda görünmüyor” ifadelerini kullandı. Benzer Senaryoyu Orta Asya’da Denediler FETÖ üzerinden yürütülen uluslararası terör yapılanmasının Orta Asya ülkelerinde de benzer darbe oluşumları yapmak istediğini söyleyen Cihannüma Ekonomik ve Toplumsal Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu, yapının finans ve eğitim ayağının STK oluşumlarıyla güçlendirilerek dünyada kabul gören bir oluşuma dönüştürüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Burmaoğlu,“1991 yılından itibaren Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Orta Asya'ya gidiş ve eğitim sürecinin buradan başlaması tabii ki tesadüf değil. Çünkü o ülkeler zaten yaklaşık 70 yıldır Rusların onlara doktrine ettiği bir durumu yaşıyorlardı. Bunun için ellerinde yetişmiş öğretmen, yetişmiş iş gücü yoktu. Dolayısıyla da bu çaresizlikle Orta Asya'da Gülen Cemaati diye anılan guruhun‘eğitim uygarlığının anahtarıdır’ sloganı çok hızlı yer buldu. Çünkü hiç para istemiyorlardı. ‘Size yetişmiş insan gücünü servis ediyorum ve bunu ücretsiz yapıyorum ’dediler. Sadece 5 yıl içerisinde Orta Asya'da 122 okul kurdular, 75 bin öğrenci bu okullarda eğitim gördü. Tüm ülkeler daha fazla okul açamaz mısınız diye talepte bulunuyorlardı. Türkiye'de yaptıklarını çok çok önce Orta Asya'da defalarca denediler. Kırgızistan'da bizdeki gibi bir sınav var. Bu sınavda başarılı olan ilk 50 çocuğa Cumhurbaşkanlığı sertifikası veriliyordu. Böyle başarıları gösterdiğiniz zaman Kırgızistan'daki birçok aile çocuğunu okullarına göndermek istiyordu. Avrupa'da da, Almanya'dan Fransa'ya, Balkanlar'dan Arnavutluk'tan Kosova'ya, Afrika'ya 50'den fazla ülkeye yayıldılar. Dernekler üzerinden yönetilen Charter Okulu dedikleri sistem ile 140 ülkede binin üzeri okul ve 2 milyondan fazla öğrenciye ulaşılmış. Bu rakamlar bazı ülkelerdeki tüm öğrenci sayısından bile daha fazla. Peki bunu nasıl yapıyorlar? Olay sadece eğitimle ilgili değil. Kapatılan TUSKON ile sanayicilerin örgütlediği himmet finansmanı durumu vardı. İş dünyası, eğitim dünyası, bir de devleti ve medyayı eklediğiniz zaman hocalarımızın söylediği gibi aslında bütünsel bir yapı ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Zaferin Adı Türkiye Sergisi Söyleşinin ardından, Anadolu Ajansı fotoğraflarının yanı sıra Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Dilmaç’ın sulu boya resimlerinin yer aldığı, "Zaferin Adı Türkiye" Sergisinin açılışı Hekim Hacı Paşa Fuaye alanında yapıldı. Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emine Nilüfer Üstündağ refakatinde sergiyi gezen Rektör Prof. Dr. Köse, eserler hakkında bilgi aldı. Şehitlerimiz İçin Mevlid-i Şerif 15 Temmuz Etkinlikleri kapsamında ayrıca İlahiyat Fakültesince vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizin ruhları için cuma namazı öncesi Kur'an-ı Kerim Tilavet edilerek Mevlid-i Şerif okundu. Dr. Öğr. Üyesi İhsan Sütşurup tarafından yapılan tilavet İKÇÜ mescidinde icra edildi. -
07.07.2025Akreditasyon Müjdesi Çalıştay'da Geldi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesince (İKÇÜ MMF ) 2024-2025 güz döneminde eğitim kadrosunca yürütülmüş derslere ait örnek çalışmaların paylaşıldığı “Eğitim-Öğretimde İyi Örnek Paylaşımı” Çalıştayı düzenledi. Çalıştayda Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulunun (MÜDEK) yeni yayımladığı listeye göre Harita Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği ile Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümlerinin 5 yıllık tam akredite aldığı açıklandı. MMF Toplantı Salonunda Dekan Prof.Dr. Gökçen Bombar’ın ev sahipliğinde yapılan çalıştayı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Bologna Eşgüdüm Koordinatörü Doç. Dr. Necmettin Çelik, bölüm başkanları, fakülte sekreteri Süleyman Ayer ile akademisyenler takip etti. Akreditasyon Çalışmalarında Yakalanan İvme Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, İKÇÜ MMF’nin öğrencilerin aktif olarak sürece dâhil edildiği eğitim-öğretim faaliyetleri yapısına dikkat çektiği konuşmasında, akreditasyon çalışmalarında yakaladıkları ivme nedeniyle tebrik etti. İletişim ve iş birliği temelinde eğitim faaliyetlerini zenginleştirmek için gayret eden MMF’nin kalite yolculuğunda edindikleri tecrübelerin, devamlılığa katkı sağlayacağını belirten Prof. Dr. Muhsin Akbaş, “Eğitim müfredatımızın tüm eğitim kadrosunca farklı bakış açılarıyla izlenmesi ve geliştirilmesi, örnek uygulamaların paylaşılması, farkındalık oluşturabilecek çalışmaların sunulmasını önemli buluyorum. Fakültenin işleyişini geliştiren bu kapsamlı değerlendirmeler, yalnızca geleceğe yönelik sağlıklı planlamalar yapmayı değil, aynı zamanda güçlü ve geliştirilmesi gereken yönleri belirleyerek iyileştirmeye yönelik değerlendirme fırsatları da sağlar. Fakültelerimizin bu anlamda dönem sonu faaliyetleri derinlemesine inceleyerek, sistemin kalitesi üzerine daha verimli ve etkili biçimde şekillendirilmesine katkıda bulunmaktadır. Özgün çalışmaların ön plana çıkarılması, bu çalışmaların model alınması ve öğrencilerimizin aktif öğrenme süreçlerine dahil eden uygulamaları ile İKÇÜ MMF’nin oldukça başarılı bir model geliştirdiğini düşünüyorum” dedi. Yerli ve Milli Dijital Dönüşüme İmza Atacak İKÇÜ’lü Mühendisler Dijital dönüşümün merkezinde yer alan mühendislik alanlarında başarılı mühendislere ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Prof. Dr. Akbaş, İKÇÜ olarak kalite ekseninde yürütülen eğitim müfredatları ile öğrencilerini en iyi şekilde sektörlerine kazandırma gayretinde olduklarını vurguladı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbaş, “Dijital teknolojilerin yönümüzü belirlediği günümüzde, yapay zekâ, bulut bilişim, sanal gerçeklik ve mobil uygulamalar artık mühendislik alanı ile iç içe yer alıyor. Türkiye’yi küresel düzlemde güç ve iddia sahibi bir ülke haline getirmek için bu alanlarda söz sahibi olacak, yerli ve milli dijital dönüşüme imza atacak genç mühendislere ihtiyaç var. Bu manada öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlayacak eğitim müfredatını oluşturmak için tüm eğitim-öğretim kadromuzla yoğun şekilde çalışmaktayız. Yıl boyunca öğrencilerine en nitelikli bilgiyi sunmak için özveriyle çalışan İKÇÜ’nün eğitim-öğretim faaliyetlerine katkı sunan tüm kadromuzu tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. 7 Bölümde Akreditasyon İKÇÜ MMF’nin eğitimi programlarının kalitesini arttırmak adına yapılan özverili çalışmalara dikkat çeken Dekan Prof.Dr. Gökçen Bombar, bu çalışmaların neticesinde MÜDEK tarafından 1 Temmuz 2025 itibariyle 7 programlarının akredite edildiğini açıkladı. MMF Dekanı Prof.Dr. Bombar, “MÜDEK’in yeni yayımladığı listeye göre Harita Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği ile Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümleri 5 yıllık tam akredite aldılar. Elektrik-Elektronik Mühendisliği ile Makine Mühendisliği bölümümüzün akreditasyonu 2028’e kadar uzatıldı. Sürece ilk başvuruları değerlendirilen Biyomedikal Mühendisliği ile İnşaat Mühendisliği bölümümüz 2 yıl süreli akredite edildiler. Mevcuttaki akredite bölümlere 5 yeni bölüm dahil edildi. Çalıştayımızın başında bu müjdeli haberi paylaşmak istedim. Bu süreçte bizlere her türlü desteği veren Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse Hocamıza, değerli yönetim ekibine, fakültemiz için büyük emek veren siz değerli çalışma arkadaşlarıma tüm personelimize şükranlarımızı iletiyorum. Bundan sonra mevcut akredite olmuş bölümlerin devamlılığını ve daha uzun akredite olmalarını sağlamak, akredite olmayan bölümlerimizin de akredite olması kapsamında yapılacak çalışmalara titizlikle devam edeceğiz” diye konuştu. Çalıştay, müfredat reformu, 2025 öğretim planı hazırlıkları, güçlü yan, iyi örnek uygulamaları, ÇAP, Yandal programları, seçmeli ders, MMF Staj Yönergesi gibi başlıklarda yapılan oturumlarla devam etti. -
02.07.2025Samarkand State Institute of Foreign Languages İle İş Birliği Protokolü
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Özbekistan’da bulunan Samarkand State Institute of Foreign Languages’e (SSIFL) resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında, İKÇÜ ile SSIFL arasında akademik iş birliğini kapsayan bir protokol imzalandı. İmza törenine ev sahibi kurumun Rektörü Prof. Dr. Xolikov Bahodir Alikulovich’in yanı sıra, SSIFL Rektör Yardımcısı Javokhirkhon Nasrullaev, Uluslararası İlişkiler Koordinatörü BBahodir Berdialiev ve Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Bayram Bilgili de katıldı. Medeniyetler Kuran Bir Ecdadın Torunlarıyız Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, iki kurum arasında kurulan bu iş birliğinin yalnızca bir akademik protokol olmanın ötesinde, tarihi ve kültürel bağları da güçlendireceğine inandığını belirtti. Prof. Dr. Köse şunları söyledi: "İKÇÜ, 2010 yılında kurulmuş, kısa zamanda önemli gelişmelerle ülkemizin önemli yükseköğretim kurumları arasında yerini almıştır. Sadece bilimsel gelişmeye değil, aynı zamanda kültürel ve tarihsel köklerimizi hatırlamaya da büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede bu bölgede çok önemli adımlar attık. Orta Asya toprakları, özellikle de Semerkand, İslam medeniyetine yön vermiş, birçok büyük Türk-İslam âlimine ev sahipliği yapmış çok özel bir coğrafyadır. Biz ortak geçmişimizin ve geleceğimizin temelini teşkil eden bu topraklarda daha fazla sorumluluk almak için çaba gösteriyoruz. Bizim uzun ve derin bir geçmişimiz var. Medeniyetler kuran bir ecdadın torunlarıyız. Dünden güç almadan yarın nasıl mümkün değilse bu topraklardaki değerlerimizi ve kültürel ögelerimizi yok sayarak da terakki olanaklı değildir. Kadim kültürel mirasımızı yaşatmak ve geleceğe taşımak adına Semerkand Devlet Yabancı Diller Enstitüsü ile imzaladığımız bu iş birliği protokolü bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Biz Semerkand'a ve onun temsil ettiği geleneğe çok büyük saygı duyuyoruz. Zira Semerkand sadece bir şehir değil; aynı zamanda Türk-İslam medeniyetinin kök saldığı, bilginin, hikmetin ve irfanın yüzyıllar boyunca beslendiği ilim havzasıdır. Fârâbî’den İbn Sînâ’ya, Bîrûnî’den Uluğ Bey’e uzanan bu topraklar, sadece İslam dünyasına değil, insanlık tarihine yön vermiş büyük alimleri yetiştirmiştir. Bu kadim miras bizim için sadece bir geçmiş değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Ortak bilimsel projeler, değişim programları ve kültürel etkileşimlerle bölgesel iş birliğimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Semerkand gibi bir ilim merkezinde bulunmak bizim için mutluluk ve sorumluluk. Bu iş birliğini yalnızca öğrenci ve akademisyen değişimi olarak değil, aynı zamanda ortak tarihimize yeniden sahip çıkma fırsatı olarak da görüyorum” dedi. Belge Üzerindeki İmzaları Uygulamaya Çevirelim Ev sahibi olarak İKÇÜ'yü ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Xolikov Bahodir Alikulovich, Türkiye ile iş birliğine verdikleri önemi vurguladı. Rektör Alikulovich: "Bugün burada atılan imzalar önemli ve anlamlıdır. Ancak biz biliyoruz ki, asıl mesele bu imzaları kâğıt üzerinde bırakmamak, hayata geçirebilmektir. Güçlerimizi birleştirdiğimizde daha büyük hedeflere ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Fakat bunun için icraat boyutunda daha aktif olmalıyız. Sözde kalan projeler yerine, sahada karşılığı olan, öğrencilerimize ve akademisyenlerimize gerçek katkı sunacak işler üretmeliyiz. Enstitümüz bünyesinde 8 fakülte bulunmakta ve öğrencilerimize başta Türkçe olmak üzere birçok dilde eğitim sunmaktayız. Türkiye’den 16 üniversiteyle iş birliğimiz mevcut, ancak İKÇÜ'nün teklifini aldığımızda çok sevindik. İKÇÜ bizim için Avrupa’ya ve diğer bölgelere açılmak açısından önemli bir köprü niteliğinde. Bu protokol ile karşılıklı faydaya dayalı, uzun vadeli bir akademik ortaklık kurmayı hedefliyoruz. Bu olanakları karşılıklı faydaya dayalı bir iş birliği ruhuyla değerlendirmek istiyoruz" diye konuştu. Protokol kapsamında, iki üniversite arasında öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak araştırmalar, yayınlar, kültürel ve dilsel iş birlikleri ile çeşitli uluslararası etkinliklerin düzenlenmesi planlanıyor. Törenin ardından İKÇÜ heyeti ve SSIFL yönetimi günün anısına karşılıklı hediyeler takdim etti. -
01.07.2025
TSE Kalite Yönetim Sistemi Gözetim Tetkiki Başladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından yürütülen Kalite Yönetim Sistemi (KYS) çalışmalarının değerlendirileceği TS EN ISO 9001:2015 1’inci Gözetim Tetkiki düzenlenen açılış toplantısı ile başladı. TSE Ege Bölge Koordinatörlüğü tarafından görevlendirilen Baş Tetkikçi Dr. İsmet Titiz, tetkik görevlileri Muhittin Aydın, Ceren Çiçekdağ Uçar’ın yer aldığı toplantıda, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz, Dekanlar, Genel Sekreter Nuretdin Memur, kalite komisyonu üyeleri, akademik ve idari birimlerden kalite birim sorumluları hazır bulundu. TSE Kalite Yolculuğumuzun En Kadim Yol Arkadaşıdır Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, 2012 yılından bu yana TSE ile yürütülen kalite temelli yol arkadaşlığına dönüşen çalışmaların İKÇÜ’ye olan getirilerine dikkat çekti. Prof. Dr. Akbaş, “TSE bir markadır, TSE aynı zamanda bizim kalite yolculuğumuzun en eski, kadim yol arkadaşıdır, rehberidir diyebiliriz. TSE, İKÇÜ’nün kalite yolculuğunda bir kültür oluşturdu. Hala bizim Türk Standartları Enstitüsünden öğreneceğimiz, elde edeceğimiz kazanımların çok olduğunu düşünüyorum. O sebeple yolumuza devam etme kararı aldık. Geçen yıl da belge yenilemeyi sağladık. Bu sene tekrar birinci gözetim tetkikine giriyoruz. Kalitede standartlaşma ön plandayken artık sürekli iyileşme ön planda. İyileşmenin içinde iyileşme, sürekli iyileşme söz konusu. Dolayısıyla kalite, belli bir standart yakalandığında biten bir süreç değil sürekli iyileştirmenin devam ettiği çalışmalar bütünüdür. O nedenle gözetim tetkikinin üniversitemize çok değerli katkılar sunacağından eminim. Kalite süreçlerini en verimli şekilde yürütülmesi, Ekibimizin önemli bir bileşeni olarak siz değerli kalite mentörlerimizin bilgi birikimi, TSE’nin yol göstericiliği ile Kalite Koordinatörlüğümüz, Kalite Komisyonumuzun, kurumsallaşma süreçlerimize önemli katkıları ile yolculuğumuza devam etmekteyiz. Bu duygu ve düşüncelerle tekrar TSE ekibimize hoş geldiniz diyoruz. Bizlere de başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaliteyi Önceleyen Bir Yönetim Anlayışıyla Toplantıda söz alan Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz de 2014 yılında TS EN ISO 9001 kalite yönetim sistemi belgesi alan İKÇÜ’nün o tarihten bu yana özenle yürüttüğü kalite çalışmalarını aktardı. Bu yolculuğa 2016 yılında kurumsal dış değerlendirme programı, 2020 yılında izleme programı ve 2023 yılında da kurumsal akreditasyon programı ile Yükseköğretim Kalite Kurulunun (YÖKAK) dahil olduğunu belirten Koordinatör Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz, “ TSE ile ilişkimiz 2012 yılında başlamış olup bu yıl 2024 yılı itibariyle kalite yönetim sistemi belgelendirmesinin dördüncüsünü temin etmiş olup 4’üncü dönemin ilk gözetim tetkikine başlamış oluyoruz. Biz TSE'de işlerimizi planla, uygula, kontrol, önlem al sistematiğiyle değerlendiriyoruz. YÖKAK ile planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma (PUKÖ) terminolojisi Aslında yaptığımız iş iki durumda da üniversitemizin kalite güvencesini sağlamak. kaliteyi kurum kültürü haline getirmeyi hedefleyen ve tüm çalışmalarında kaliteyi önceleyen bir yönetim anlayışıyla tüm birimlerimizce özveriyle çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Üçüncü Bir Göz Kurum ve kuruluşların kalite sistemlerinin işlerliğini sürdürmesi açısından üçüncü bir gözün gerekliliğine dikkat çeken TSE Ege Bölge Koordinatörlüğü Baş Tetkikçisi Dr. İsmet Titiz de faaliyetin olduğu her yerde hata ve risk unsuru olabileceğini belirterek önemli olanın en az kayıpla sürecin yönetilmesi olduğunu vurguladı. Dr. Titiz, “Biz Türk Standart Enstitüsü olarak da üçüncü göz vazifesini yerine getireceğiz. Çalışmalarımızı yerinde görmek, bunların notunu almak, üçüncü bir göz olarak görmeye çalışacağız. Faaliyetin olduğu yerde hata da çıkar, risk de çıkar. Ama önemli olan bunları az hasarla, az kayıpla sürdürmek. Çünkü kıt kaynakları kullanıyoruz. Bu kaynakları en verimli şekilde kullanarak ülkemize, insanımıza yansıtabiliyor muyuz? Üniversitemize yansıtabiliyor muyuz? Bunu sağladığımız takdirde sistemin gereğini de yerine getirmiş olacağımıza inanıyoruz. Üniversitede üç önemli saç ayağı var. Öğrenci yönü var. Akademik camiamız var bir de idari personelimiz var. Bu üç grubun da sistem içindeki memnuniyetini arttırma konusunda nasıl bir süreç izlenmesi gerektiği konusundaki görüşlerimizi izlenimlerimizin ışığında kalite koordinatörlüğü ile paylaşacağız. Komiteden olumlu sonuç çıktığı takdirde belgemiz olumlu şekilde devam edecektir. Hepinize iyi çalışmalar diliyorum şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından birimlerde devam edecek tetkik görüşmelerine geçildi. -
01.07.2025
Farkında ve Farklı Hekimler Mesleğe Uğurlandı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesinde 2024-2025 eğitim ve öğretim yılında mezun olan 205 genç hekimin mezuniyet heyecanı yaşandı. Dekan Prof. Dr. Tuğrul Bulut’un ev sahipliğinde, Bornova Âşık Veysel Rekreasyon Alanında düzenlenen mezuniyet töreninde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Hakkı Dereli, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökçen Bombar, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Bülent Çalık, D.Ü. Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Mehmet Yekta Öncel, B.Ü. Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Adnan Yamanoğlu, Dekan Yardımcıları Prof.Dr. Esra Meltem Koç, Prof.Dr. Melih Kaan Sözmen, Genel Sekreter Nuretdin Memur, öğretim üyeleri ve aileler genç hekimlerin coşkusuna ortak oldu. Farkında ve Farklı Hekimler Eğitim-öğretim ve klinik faaliyetleri ile İzmir’in en önemli yükseköğretim kurumlarından olan İKÇÜ Tıp Fakültesinden mezun olan genç hekimlere seslenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, eğitimini başarıyla tamamlayan genç hekimleri tebrik etti. Hekimliğin sadece bir meslek değil, insana duyulan saygının en derin ifadesi olduğunu belirten Prof. Dr. Bulduklu, “Hekimlik aynı zamanda bir ahlak anlayışının, bilgi derinliğinin ve insana duyulan saygının ifadesidir. Bu nedenle sizler ruhun da iyileşmesini sağlamakla mükellefsiniz. Aynı zamanda sizler insanın en mahrem, en kırılgan hâline tanıklık eden, şefkati bilgiyle, cesareti sabırla harmanlamayı gerektiren bir mesleğin mensubu oldunuz. Bu yüzden tıp bir bilim olduğu kadar bir sanattır ve bu sanat, merakla, öğrenmeyle ve adanmışlıkla yaşar. Ben geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Gazi Yaşargil hocayla yaptığım röportajdan alıntı ile size öğrenmekten vaz geçmemeyi tavsiye ediyorum. Sizin alanınız sürekli değişen dinamik bir alan ve Gazi Hocanın deyimiyle “Her gün, yeniden öğrenmek için fırsat kollayın” Aynı şeyleri tekrar gözden geçirmek bile size yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Öğrenin ve risk almaktan hiç korkmayın. Risk almadan zafere ulaşmak mümkün değildir. Her biriniz gittiğiniz yerlerde farkında ve farklı hekimler olacak, birer çözüm üretici, birer yenilik öncüsü, birer toplum lideri olarak hizmet sunacaksınız” dedi. Kurumsal Vizyonumuza Katkıda Bulundunuz İKÇÜ’nün genç hekimlerinin, eğitimleri boyunca edindikleri bilgi, deneyim ve erdemler ile mesleklerini en iyi şekilde yapacaklarından emin olduklarını belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, bu süreçte ailelerin ve eğitim kadrosunun üstlendiği özverilerin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Bulduklu, “Bugün burada mezun olan öğrencilerimizin geldiği noktada esas pay sahibi sizlersiniz ve başarı esas sizin başarınız. Onların en iyi şekilde yetişmeleri ve dünyanın en kutsal mesleğini icra etmeleri için çok büyük özveri gösterdiniz. Siz sadece bir evlat bir hekim yetiştirmediniz; topluma bir umut, insanlığa bir şifa kapısı, çaresiz bir hastaya güven verecek gençler yetiştirdiniz. Onların bilimsel olarak donanımlı yetişmesi yanında etik ve ahlaki değerlerle de bezenmesi için özveri ile kurumsal vizyonumuza katkıda bulundunuz. İKÇÜ’nün marka üniversite olması yolunda hedeflerimizde katma değer yarattınız. Bugün bu emekleriniz ve özverileriniz somut çıktı olarak beyaz önlük giymiş hâlde başarıyı taçlandırıyor. Emekleriniz paha biçilemez. Elbette onlar alkışı hak ediyor ama esas alkışı hak eden sizlersiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Hekimlik Adanmışlıktır Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Bulut da tıp eğitiminin öğrenciler, öğretim üyeleri ve idari personelin ortak olduğu yoğun emek ve özveri isteyen bir süreç olduğunu aktardığı konuşmasında, mezunların her platformda, İKÇÜ’yü layıkıyla temsil edeceğine yürekten inandığını söyledi. Dekan Prof. Dr. Bulut, “Artık insan hayatına doğrudan temas eden bir mesleğin, birer mensubu olarak; bilgi, etik değerler, insani duyarlılık ve bilimsel yaklaşımı, her zaman pusulanız olarak benimseyeceğinizden, hiç şüphem yok. Unutmayınız ki hekimlik, sadece bir meslek değil, yaşam boyu sürecek bir sorumluluk ve adanmışlıktır. Nerede görev yaparsanız yapın; burada aldığınız eğitimi, üniversitemizi ve hocalarınızı en iyi şekilde temsil edeceğinize yürekten inanıyorum. Sizleri bu onurlu mesleğe uğurlamaktan, büyük gurur duyuyoruz. Genç meslektaşlarımıza mesleki bilgileri dışında araştırma becerisi kazandıran, etik değerleri ve toplumsal sorumluluğu benimseten tüm öğretim üyelerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Başarılarınızın ömür boyu sürmesini diliyor, sizleri tebrik ediyorum. Yolunuz açık, mezuniyetiniz kutlu olsun” dedi. Birlik ve Beraberliğimizi Bozmayalım Fakülte birincisi Dr. Bora Çelik, İKÇÜ’den mezun olmanın gururu ve mutluluğunu paylaştığını ifade etti. Dr. Çelik: "Biz bu yola çıkmadan önce hiçbir şeyin kolay olmayacağını bilmemize rağmen ilk adımı korkusuzca attık, bundan sonra da tüm engebelere rağmen yine aynı emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Bugün burada oluşumuz dahi gelecekteki başarılarımızın en önemli göstergesidir. Üzerimize düşen sorumluluğun ve görevlerin farkındayız. Çünkü biliyoruz ki bizler yalnızca bu ülkenin genç hekimleri değil ayrıca gençliği ve de geleceğiyiz. Yarından itibaren hepimiz bambaşka şehirlerde, ülkelerde, çok farklı mevsimlerde olacağız. Her nerede olursak olalım birlik olmayı asla bırakmayalım. Çünkü biliyoruz ki bizlerin omuz omuza olması mesleğimizin düşmekte olan itibarını kurtaracak olan yegane şeydir" diye konuştu. . Bayrağı Biz Devralıyoruz Fakülte temsilcisi Dr. Fatih Ayvaz alanlarında her türlü bilgi ve deneyimi aktararak ekip ruhunu aşılayan tüm eğitim kadrosuna teşekkürlerini iletti. Dr.Ayvaz, "Fakültemizi çok kısa sürede Türkiye standartlarına, akreditasyona taşıyan ve fakültemizin seviyesini sürekli ileri çıkarmak için çabalayan, belki bir dekan bir profesör için önemsiz görünen bir sempozyumda bile başlangıçtan bitişe kadar yanımızda olan başta dekanımız Prof. Dr. Tuğrul Bulut hocama, dekan yardımcılarımıza hocalarının tümüne, İsmini ekleyemediğimiz ama kendisini bizlere adayan tüm hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Bilime her daim ışık tutan, ülkemizin ve insanlığın iyiliği için uğraşan çok kıymetli hocalarımızın yerlerine artık bizler geçecek, bayrağı biz devralacğız. Tabi ki o konumları doldurmak için önümüzde uzun ve bir o kadar engeli olan bir yol mevcut. Bilimin ışığında hep beraber yürürsek önümüze çıkan bu engellerin üstesinden gelmenin o denli kolay olduğunu göreceğiz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından fakülte birincisi Dr. Bora Çelik’e, fakülte ikincisi Dr. İlknur Karagül’e, fakülte üçüncüsü Dr. İbrahim Güler’e, fakülte dördüncüsü Dr. Rukiye Sema Bilen’e, fakülte beşincisi Dr. Rukiye Önal’a başarı plaketleri ailelerinin eşliğinde takdim edildi. Fakülteyi birincilikle bitiren Dr. Çelik’in mezuniyet kütüğüne plaket çakmasının ardından Dekan Prof. Dr. Tuğrul Bulut’un eşliğinde Hipokrat andını okuyan İKÇÜ’lü hekimler, keplerini havaya atarak mezuniyet sevincini tüm konuklarla paylaştı. -
30.06.2025
İKÇÜ'yü Gururlandıran Akademisyenlere Ödül
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, ilk defa geliştirdiği teknik ile Tıbbın Oscar’ı olarak nitelendirilen Doktorclub Awards 2024’te (Türkiye'nin Sağlık Ödülleri) "Yılın Yenilikçi Cerrahi Bilimler Doktoru" ödülüne layık görülen Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Akın ile TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından kanser tedavisinde uygulanmak üzere özel bir nano-taşıyıcı geliştirilmesine yönelik projesiyle Türkiye’nin 7 Genç Lider Araştırmacısından’ biri olarak seçilen, Eczacılık Fakültesinden Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba’ya teşekkür plaketi takdim etti. Prof. Dr. Yiğit Akın ile Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba’yı makamında kabul ederek bir süre sohbet eden Rektör Prof. Dr. Köse, başarılarından duyduğu memnuniyeti paylaştı. Törende, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu , Prof. Dr. Yiğit Akın’ın ameliyat ekibi Prof. Dr. Sacit Nuri Görgel, Doç. Dr. Osman Köse, Doç. Dr. Serkan Özcan da hazır bulundu. Bilimsel Üretkenlikten Ödün Vermeden Akademik performansı, bilimsel üretkenlik açısından oldukça başarılı bir akademik kadroya sahip İKÇÜ’nün her geçen yıl yükselen ivmesine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Köse, bunun eğitim-öğretim faaliyetlerindeki kalitenin de çıkış noktası olduğunu aktardı. Prof. Dr. Köse, “Uluslararası düzeyde yetkiliğe sahip akademik kadromuz var. Bunu yapılan bilimsel araştırmalarda ortaya konan başarı indekslerinde görebiliyoruz. Sizlerden gelen başarılar, ödüller aslında bir akademik birikimin sonucudur ve üniversitemiz için de bir gurur vesilesidir. Akademik kadromuzu oluştururken, ülkemizin bilimsel gelişmelerine hangi alanlarda daha fazla nasıl katkıda bulunuruzun çabası içinde bilimsel üretkenlikten ödün vermeden yolumuza devam ediyoruz. Alanında çok yetkin akademisyenler ve uluslararası düzeyde başarı hikâyelerinden öğrencilerimizde istifade ediyor. Bu ayrı bir övünç kaynağı. Başarı iyi bir ekip ile mümkündür. Bir Afrika atasözü der ki: Hızlı gitmek istiyorsan, yalnız git. Uzağa gitmek istiyorsan, birlikte gidelim… Üniversitemiz için daha nice başarılara ve gelişmelere birlikte gidelim. Marifet iltifata tabidir. Ben her iki hocamıza da ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi. Tıbbın Oscar’ı Bir Ekip Çalışmasının Sonucu Yaklaşık 111 bin hekimin oylaması sonucu, ilk defa geliştirdikleri ‘3 trokar ile laparoskopik ekstraprritoneal radikal prostatektomi (sadece üç delikten kapalı prostat kanser ameliyatı)’ tekniği ile "Yılın Yenilikçi Cerrahi Bilimler Doktoru" ödülünü almaya hak kazanan Prof. Dr. Yiğit Akın da Rektör Prof. Dr. Köse’ye plaket takdimiyle onurlandırılmaktan duyduğu mutluluğu paylaştı. Prof. Dr. Akın, “Aldığımız değerli ödül yaptığımız zanaatın bilimle taçlandırılmasıdır. Geliştirdiğimiz teknik tıp literatürüne ‘yerli ve milli’ olarak geçen bir tekniktir. Bu ödülü bireysel değil takım arkadaşlarımızla birlikte kabul etmek isteriz. Çünkü bu bireysel başarı değildir. Takım arkadaşlarımızla birlikte huzurlu bir ortamda çalışmamızın sonucudur. Bu huzurlu ortamda bize çalışma şevki verdiğiniz için sizlere bir defa daha teşekkür etmek isteriz. Daha iyisini yapmaya her zaman talibiz. Bizleri onurlandırdığınız için çok teşekkür ederiz” diye konuştu. Dünyaya Karşı Ciddi Sorumluluklar Taşıyoruz Kanser hücrelerine doğrudan tedavi edici mRNA taşıyacak hibrit bir sistem üzerinde çalışmaya başlayan Eczacılık Fakültesi'nden Doç. Dr. Gülşah Erel Akbaba ise Rektör Köse’nin kabulünden duyduğu onuru paylaşarak daha güzel başarılara imza atma yolunda önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu aktardı. Doç. Dr. Akbaba, “Bilim insanları olarak önce bulunduğumuz bölgeye sonra ülkemize ve nihayetinde tüm dünyaya karşı ciddi sorumluluklar taşıyoruz. Araştırmalarım açısından çok şanslıyım. 10 yılı aşkın görev yaptığım üniversitem, araştırma görevliliğinden, doktorama kadar mesleki yeterliliklerimi geliştirmem, uluslararası düzeyde çalışmam için her zaman bana destek oldu. Alanımda beni cesaretlendiren ve bilimsel keşiflere teşvik eden üniversiteme, değerli hocalarıma şükranlarımı iletiyorum. Üniversitemizin gelişimine, bilim dünyasına ve toplum sağlığına katkılar sunmaya, elimden gelenin en iyisini en iyi şekilde her zaman yapmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı. -
30.06.2025
İKÇÜ BİO’dan “Yapay Zekâ ve Veri Güvenliği Söyleşisi”
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi tarafından koordine edilen "Dünyanın en büyük bilim-toplum buluşması” etkinlikleri çerçevesinde, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilim İletişim Ofisince (İKÇÜ BİO) düzenlenen söyleşide, günümüzün en fazla tartışılan konularından ‘veri güvenliği ve yapay zekâ’ masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun üstlendiği, Medya ve İletişim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan’ın ‘Dil Modelleri, Yapay Zekâ ve Veri Güvenliği “konusunda güncel gelişmeleri paylaştığı söyleşiyi, çok sayıda akademisyen ve idari personel ilgiyle takip etti. YÖK’ün Öncülüğünde Yapılan Bilim Fırtınası İKÇÜ’nün de Bilim İletişim Ofisi olarak paydaşı olduğu, 150’ye yakın üniversite, 81 ilde eş zamanlı olarak yapılan dünyanın en büyük bilim-toplum buluşması” Bilim Kafe" etkinliklerinin dünya çapında büyük ses getireceğini kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, bilimi topluma daha yakın hale getirmenin ülkelerin geleceği açısından büyük önem taşıdığını aktardı. Prof. Dr. Bulduklu, “Bu etkinlik takvimi, katılımcı sayısı ve coğrafi kapsayıcılığı açısından değerlendirildiğinde, dünyanın en büyük bilim kafe etkinliği olma özelliğini taşıyor. İKÇÜ BİO olarak bu etkinlikte yer almaktan gurur duyuyoruz. Günümüzde dünya üniversiteleri bilginin üretildiği yerler olmaktan evrilerek; her yaştan insanın bilimle bağ kurmasını sağlayan kurumlar haline geldi. Üniversiteler, toplumla bütünleşme ve topluma hizmet sunma konusunda önemli misyonlar üstlendi. Günümüzde öğretim üyelerinin toplumun ihtiyacı olan bilgiyi iletişim araçları sayesinde rahatlıkla aktarabildiğini görmekteyiz. En önemli paydaşımız olan öğrencilerimizle yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerini toplum faydasına sunmaktayız. Üniversitelerin toplumsal sorunlara yönelik çözüm odaklı yaklaşımlarla bilim ve toplum arasında köprü kurmasını vurgulayan dünyada bir ilkin YÖK tarafından gerçekleştirilmesinin biz bilim üreten bilim insanlarının ortak gururu olduğunu paylaşmak isterim. İKÇÜ BİO olarak bu önemli konu ile ilgili güncel yaklaşımları ve çözüm önerilerini paylaşmak adına YÖK’ün öncülüğünde yapılan bilim fırtınasına katılmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Uzun Vadede Çok Sağlam Stratejilere İhtiyaç Var Dijital teknolojideki gelişmelerin avantajlarının yanında yapay zekâ sistemlerinin ortaya çıkardığı yeni hukuki, teknik ve etik sorunlar ile veri ihlallerinin gündemde olduğunu aktaran Prof. Dr. Yasin Bulduklu, “Toplumların tartıştığı her alanda akademi anlamında sorumluluklarımız artıyor. Burada en önemli konu bizim hala yerli ve milli bir dil modelimizin olmayışı. Dünya üzerinde eğer yanılmıyorsam 22 tane dil modeli var. Bize 3 tanesinin kullanımını izinle vermişler. Kullanıyoruz ama dil modelini geliştiremiyoruz. Sonuç olarak yapay zekaya sadece veri yüklemiş oluyoruz. Bir sosyal medya hesabını kullanıyorsanız o sizin otomatik olarak profilinizi oluşturuyor, nelerden hoşlandığınız, paylaştığınız içeriklere göre ideolojik fikirleriniz, nerede olduğunuz, kendinizi nereye konumlandırdığınız ve sizin karşınızda sizin fikirlerinizi, ideolojinizi etkileyebilecek nitelikte içerikler sunmaya başlıyor. Kısaca telefonunuz kapalı bile olsa takip edilmekteyiz. Telefonunuzu, o telefonu üreten şirketin işletim sistemi iOS veya Android dinliyor. Bu açıdan veri güvenliği günümüzde en büyük sorunsal gibi durmaktadır. Yapay zekadan kaçış mümkün değil, elbette bunu kullanacağız. Bu alanlarda her üniversitede hocalarımızın yaptığı çok çalışma var. Uzun vadede ülkemizin hem yükseköğretimde hem de temel eğitimde çok sağlam stratejilere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. ChatGPT İle Gündem Oldu İKÇÜ Medya ve İletişim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan da kategorize edecek bilgilerin kişilerden istenerek küresel ağa aktarılmasının yeni bir gelişme olmadığını, YZ teknolojilerinin günlük hayata nüfuz eden ChatGPT ile gündeme geldiğini aktardığı konuşmasında, seçim kampanyalarının bile bu algoritmalardan edinilen bilgilerle yürütüldüğünü söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Aydoğan, “Makine öğrenimine dayalı teknolojilerin kullandığı alanlar aslında o kadar da yeni alanlar değil. Biz çevrimiçi yaşamaya, işte, okulda, evde daha fazla vakit ayırmaya başlayınca bunları farketmeye başladık. Herkes bilgisayar karşısında, akıllı telefonlar her anımızda. Tercihler, bilgi alanları, bilgi alanlarının hepsini eskiden yazıyorduk. Şimdi işaretle diyor. Neden? Amerikan seçimlerinde yaptığını yapacak. Siz neyi takip ediyorsanız önünüze o içerik gelmeye başlayacak. Evinize robot süpürge alıyorsunuz, kamerası var. Neden? Evinizin haritasını çıkarmasının dışında sizin günlük yaşam pratiğinizi üreticiye rapor edecek. Akıllı buzdolabı var, saat kaçta eve giriyorsunuz, kaçta çıkıyorsunuz, sensörü ile ayarlarsan yumurta bitince sipariş veriyor. Ama o buzdolabının üreticisi gıda alışkanlıklarını, üreticilere satıyor aslında. Bunların hepsi tüketici alışkanlıklarını topluyor. Bunlara ek olarak biyometrik veriler örneği, telefon güvenliği diye Face ID'de oturum açma ya da parmak izi ile oturum açma gibi… Böylece biyometrik veriler toplandı. Daha sonra alışkanlık verileri toplandı. Bugün yapay zekanın yaptığı şey toplanan verilerin analizini sunmasıdır” dedi. Devasa Veri Merkezine, GPU’lara İhtiyaç Var Ülkelerin YZ’ye bağlı kendi GPT'leri ve dil modellerini geliştirdiklerini, ülkemizin bu alanlarda gelişim sağlamasının oldukça önemli olduğunu vurgulayan Medya ve İletişim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan, “Veri dünyanın en değerli şeyi, altından da değerli, petrolden de değerli. Veri yoksa hiçbir şey yok. Dil modeli de yok. Bir dil modelinin başarısı veriyle doğrudan ilişkilidir. Ne kadar fazla veriniz varsa o veriyi ne kadar iyi sınıflandırabiliyorsanız modeliniz o kadar başarılı oluyor. Bu noktada veri gizliliği önemli bir mesele oluyor. Günümüzde özellikle bizim ülkemizde olmayan şey, veriyi tutmak, sonrasında toplamak ve depolamak, depoladığınız veriyi işlemek, işlerken de yapay zekâ ile entegre edip çıktı almak. Bunun için devasa veri merkezine, GPU’lara ihtiyaç var. Bunlar çok büyük maliyetler. Ülkemizde zaten bunun üretimi yok, yurtdışından gelen pahalı cihazlar. GPU'ları üretemiyoruz. Bize de satmıyorlar. Başlangıç giriş modelleri bizim ülkemizde satılıyor. Öyle de bir dezavantajımız var” diye konuştu. Enformasyon Teknolojisini İstila Etme Zamanı Yapay zekâ teknolojilerinde çığır açıcı gelişmelerinin bazı mesleklerin geleceğine yapacağı etkilere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan, Türkiye’nin enformasyon teknolojisini istila etmesinin vaktinin geldiğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Aydoğan, “Artık mesleğinizde bu teknolojilere hâkim olmanız beklenecek. Mesela mühendis iseniz mühendislik dili modellerini çok iyi biliyor olmanız gerekecek. Belki birçok mesleğin yerini yapay zekâ alacak. Beyaz yakalı bir memursanız ya da bir bürokratsanız o işin mevzuatını bilmenize gerek kalmayacak. Çünkü onu yapay zekâ yapacak. Belki ileride bu avukat gereksinimi de ortadan kaldıracak. Herkes kendi hukuk yapay zekâsı ile kendini savunabileceği noktaya gelecek. Özellikle eğitim öğretim alanında öğretmen ya da akademisyen ihtiyacı ciddi anlamda azalacak. Uzaktan eğitim sürecinde yaşadık. Öğrencinin sınıfa gelmesine artık çok fazla gerek yok. Chat GPT'nin sesli özelliğini bir sınıfta açıp öğrencilerin sorularına tıpkı bir öğretmen edasıyla detaylı cevaplar veren iletişim kurabilen yapay zekâ teknolojilerinin denendiği örneklerini görmekteyiz. Toplum olarak var olmak istiyorsanız artık enformasyon teknolojisinde aktör olmalısınız. Bu teknolojiyi istila etmek lazım ve bu anlamda akademiye çok büyük işler düşüyor” şeklinde konuştu. Söyleşi programı konuklardan gelen soruların yanıtlanmasıyla son buldu. -
25.06.2025Festivalin En Çalışkanlarına Teşekkür
İlki düzenlenen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Film Festivalinin organizasyonunda özveriyle görev yapan Medya ve İletişim Bölümü öğrencileri teşekkür belgesiyle ödüllendirildi. Rektörlük Senato Salonunda düzenlenen belge takdim törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Festival Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal, Medya ve İletişim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan, İKÇÜ Haber Ajansı Haber Koordinatörü Öğr. Gör. Seyit Köse katıldı. Bu Başarı İle Çıtayı Yükselttik Planlanmadan uygulanmasına kadar festival boyunca yapmış oldukları özverili çalışmalarından dolayı tüm ekibe teşekkür eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, ilki düzenlenen festivalin oldukça başarılı geçtiğini söyledi. İKÇÜ’nün kentin kültürel yaşamını zenginleştiren, kentin kültür iklimini özümseyen yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Bulduklu, “Başlarken festivalimizi İzmir’in iki yakasını birleştiren festival diye özetlemiştik. Bu açıdan gösterimleriyle kentin tüm bölgelerine ulaşmayı hedefleyen, kentle iç içe bir festival organize ettik. İKÇÜ’lü genç medya iletişimcilerimizin tüm salonları özveriyle sahiplendiği bir organizasyona şahit olduk. Öğrencilerimiz hem İKÇÜ’nün kurumsallığına katkıda bulunurken hem de kendi alanlarıyla ilgili sinema sektörünün iç dinamiği olan tecrübeli isimleriyle birebir iletişime geçmesi mesleki geleceklerine önemli bir artı olarak katkı sağladı. Her birinizin adanmışlığınızı, sıkı çalışmanızı dört gün boyunca sergilediğiniz ekip ruhunu hocalarınız olarak yakından gördük. Festival ertesi paydaşlarımızdan gelen geri bildirimler bizleri çok mutlu etti. Bu başarı ile içıtayı yükselttik. Bir araya gelmek bir başlangıçtır, bir arada kalmak ilerlemedir ve birlikte çalışmak başarıdır. Ekip olarak gösterdiğiniz üstün performans, özveri için teşekkür ederiz” diye konuştu. Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun ardından söz alan Festival Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal, Medya ve İletişim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan da öğrencilerin festival organizasyonunda gösterdikleri başarılı performanstan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Konuşmaların ardından öğrencilere teşekkür belgeleri takdim edildi. -
24.06.2025İKÇÜ’de “Formasyona Yönelik Eğiticilerin Eğitimi” Sertifika Töreni
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Bologna Eşgüdüm Koordinatörlüğü Eğiticilerin Gelişimi Birimi ve Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünce “Formasyona Yönelik Eğiticilerin Eğitimi” programı kapsamında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğretim elemanları için sertifika töreni düzenlendi. Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda yapılan programa, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sürekli Eğitim ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Bekir Emiroğlu, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Akan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar. Genel Sekreter Nuretdin Memur ile çok sayıda akademisyen katıldı. Eğitim Hayat Boyu Öğrenmeyi İfade Ediyor Programda emeği geçen ve sertifika almaya hak kazanan hocalara teşekkür ederek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, değişen eğitim süreçlerine bağlı olarak akademisyenlerden yaşam boyu öğrenme, bilgilerini yenilemelerine ek olarak öğrenme ve öğretme sürecinde pedagojik ve teknolojik yeterliklerini günümüz gereksinmeleri ile bütünleştirmelerinin beklendiğini kaydetti. Rektör Prof. Dr. Köse, “Bilindiği üzere bu tür eğitimlerin yapılması gerekiyor, çok hızlı değişen, hızlı gelişen ihtiyaçların sürekli yenilendiği bir dünyada bu tür programlara hepimizin ihtiyacı var. Eğitim hayat boyu öğrenmeyi ifade ediyorsa, bu tür eğitimlere sürekli ihtiyaç var demektir. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) yönlendirmelerinin ışığında, akademisyenlerimizin gelişimine katkıda bulunmak ve hem bireysel olarak öğretim görevlilerini mesleki gelişime teşvik edecek hem de bir bütün olarak kurumsallaşmaya katkıda bulunacak, hizmet kalitesini yükseltmeye yardımcı olacak faaliyetlerde bulunmak adına bu eğitim programlarını oldukça önemsiyoruz. Üniversitemizin eğitim-öğretim sürecinin verimliliğinin artmasına önemli katkılar sağlayacak bu programa katkıda bulunan, sertifika alan tüm hocalarımızı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. Eğitim Faaliyetlerinin Niteliğine Katkı Törende konuşan İKÇÜSEM Müdürü Doç. Dr. Bekir Emiroğlu da sertifika programının YÖK değerlendirme kriterleri çerçevesinde, profesyonel eğitimcilerin eğitim niteliklerinin artırılması, çağdaş eğitim modelleri ile öğretim süreçlerini çeşitlendirebilmeleri amacıyla verildiğini aktardı. Doç. Dr. Emiroğlu, “Doktoralı hocalarımız tarafından UZEM üzerinden düzenlenen 27 saatlik program kapsamında, ölçme ve değerlendirme prensipleri, öğretim yöntemleri, eğitim ve öğretimde kullanılan yeni yaklaşımlar, yöntem ve teknikler anlatıldı. Kurumumuzun gelişen bir çizgi içerisinde eğitim faaliyetlerini daha nitelikli hale getirmesine katkı sunmak adına bu tür çalışmaların devamını yapacağız. Katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum. Başarılı olan tüm hocalarımızı da tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. Program, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin sertifika almaya hak kazanan akademisyenlere belge takdimiyle sona erdi. -
24.06.2025Toplumsal Katkı Komisyonu İlk Toplantısını Yaptı
Toplumsal katkı faaliyetlerini, üniversitenin tüm birimlerine yayarak bütüncül bir katılım ile ele almak ve paydaş katılımlarıyla genişletmek amacıyla kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü ilk toplantısını yaptı. Rektörlük Senato Salonunda, Koordinatörlükten sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun başkanlığında yapılan toplantıya, Toplumsal Katkı Koordinatörü Prof. Dr. Melike Tekindal, fakülte ve idari birimlerden gelen komisyon üyeleri katıldı. Temel Esasımız Gönüllük İKÇÜ’nün çalışma ve uzmanlık alanına giren toplumu direkt etkileyen konularda üstlendiği kurumsal sorumluluğunu toplum iş birliği açısından ilerletme gayesinde olduklarını kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, hali hazırda yürütülen proje ve faaliyetleri toplumsal katkı ekseninde değerlendirerek geliştireceklerini söyledi. Prof. Dr. Bulduklu, "Akademik bilginin, topluma faydalı çıktılarla buluşmasını, bu anlamda da topluma değer katan bir üniversite olmayı hedefleyen İKÇÜ olarak yaptığımız çalışmaları sistematik ve sürdürülebilir olarak ele almak istedik. Toplumsal katkı en güçlü olduğumuz alanlardan biri ve biz bunu daha görünür kılmak istiyoruz. Akreditasyon süreçlerini başarıyla sürdürmek, ortaya koyduğumuz marka üniversite olma yolundaki çabalarımıza Toplumsal Katkı Koordinatörlüğünün ve Komisyonumuzun önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ben bu alanda gönüllü olarak çalışmalar yürüten komisyondaki her bir arkadaşımıza, her bir hocamıza yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Daha Güçlü Projelere İmza Atacağız Bilimsel etik ve toplumsal sorumluluk çerçevesinde inovatif ve sürdürülebilir projeler geliştirmek istediklerini ifade eden Prof. Dr. Bulduklu, paydaş kurum, STK ve yerel yönetim iş birliklerini geliştirecek her türlü projenin destekçisi olduklarını aktardı. Prof. Dr. Bulduklu, “Sosyal sorumluluk proje ofisi bünyesinde bu zamana kadar yürütülen tüm projelerimizin devamlılığını, nitelik ve nicelik açısından daha ileri rakamlara taşımak için her bir hocamızın katkısına, iş birliğine sonuna kadar açığız. Sosyal sorumluluk projeleri gönüllülük esasıyla yürütülürse toplumsal kalkınmaya en iyi şekilde ulaşır. Yalnızca bulunduğumuz kentin değil, ülkemizin de kalkınmasına destek olacak, uzun soluklu ve kalıcı projeler üretmeliyiz. Akademik ve idari personelinin donanımı, başarılı öğrencileri ve tüm paydaşları ile iş birliği içinde olan İKÇÜ’nün bu anlamda şanslı bir yapısının olduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki adımda oluşturulacak öğrenci komisyonumuzdan alacağımız sinerji ile koordinatörlük olarak daha güçlü projelere imza atacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Bulduklu’nun açış konuşmasının ardından söz alan Toplumsal Katkı Koordinatörü Prof. Dr. Melike Tekindal da koordinatörlük bünyesinde oluşturulacak yol haritasını gündem başlıkları ile komisyon üyeleri ile paylaştı. Toplantıda, sosyal sorumluluk projelerinin takibinin ÜBYS üzerinden yapılması, toplumsal katkı faaliyet raporunu birimler bünyesinde paylaşılması, sosyal sorumluluk projeleri değerlendirme kurulunun belirlenmesi gibi başlıklarda görüş alışverişinde bulunuldu. -
24.06.2025
Yabancı Dillerde Akreditasyon
Yabancı Diller Yüksekokulu bünyesinde sunulan İngilizce hazırlık programı eğitim kalitesi, Dil Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (DEDAK) tarafından tescillendi. İzmir’de ilk, Türkiye’de 4’üncü devlet üniversitesi olarak büyük başarıya imza atan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Yabancı Diller Yüksekokulunda sürece katkı sağlayan personel için belge takdim töreni düzenlendi. Yüksekokul Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık’ın ev sahipliğinde yapılan törene Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş katıldı. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından tanınan Türkiye’deki en kapsamlı ve etkili dil eğitimi akreditasyon kuruluşu olan DEDAK tarafından iki yıllık akreditasyon alan İKÇÜ YDY’yi tebrik eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, öğrencilere sunulan dil eğitiminin ulusal ve uluslararası düzeyde kabul gören standartlarda olmasından duyduğu memnuniyeti paylaştı. Başarı, Sistemli Çalışmanın Sonucu İzmir’de devlet üniversiteleri arasında akredite edilen ilk, Türkiye genelinde devlet üniversiteleri arasında dördüncü, tüm üniversiteler içinde ise yedinci program olarak önemli bir başarıya imza atıldığını aktaran Prof. Dr. Akbaş, “İKÇÜ’nün eğitim kadrosu, öğrencilere sunulan, eğitim-öğretim olanakları, teknolojik imkanlarının bu süreçte değerlendirilerek iki yıl süreliğine akredite edilmesi ile sonuçlanan sürecin arka planında, akademik ve idari kadromuz tarafından kalite odaklı yürütülen özverili çalışmaların yer aldığını görüyoruz. Kalite çalışmalarına zorunluluk olarak bakılmasından ziyade kazan-kazan paydasıyla kurumlara sağladığı katkılara odaklanmak gerekir. Öğrencilerimize eğitim-öğretim faaliyetlerinde uluslararası standartları yakalamaktan bahsediliyorsa yabancı dil eğitiminin güçlü bir organizasyon yapısıyla temellendirilmesi gerekir. Bu açılardan bakıldığında İKÇÜ YDY’nin süreci verimli yöneterek eğitim kalitesini tescillemiş olması, kurum olarak belirlediğimiz kalite ve uluslararasılaşma yolculuğundaki hedeflerimize daha hızlı yaklaştırması açısından oldukça değerli bir katkıdır. Bu başarı, ekip olarak yürütülen sistemli, özverili ve öğrenci merkezli yaklaşımın bir göstergesidir. İKÇÜ’nün başarı göstergelerine katkıda bulunan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyoruz” dedi. Öğrencilerimiz İçin Yüksek Standartlarda Eğitim YDY Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık da hedeflerinin öğrencilerinin akademik, sosyal ve mesleki alanlarda uluslararası düzeyde yabancı dil yeterliğine sahip olmaları olduğunu belirterek; sunulan dil eğitiminin ulusal ve uluslararası düzeyde kabul gören standartlara ulaştığını görmekten gurur duyduklarını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Arık, akreditasyon sürecinde desteğini esirgemeyen İKÇÜ üst yönetimine ve emeği geçen tüm akademik ve idari personele teşekkür etti. Konuşmaların ardından akreditasyon sürecinde emeği geçen İKÇÜ YDY personeline Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. -
19.06.2025
Denetimli Serbestlik Yükümlülerinden “Ebru Sanatı Sergisi”
Geçtiğimiz aylarda İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü “Ebru Sanatı Sergisi” ile hayata geçirildi. Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün takibini yaptığı denetimli serbestlik yükümlülerinin kişisel gelişimlerinin desteklenmesi ve yeniden topluma kazandırılmalarının sağlanması adına, Sürekli Eğitim Merkezince (İKÇÜSEM) düzenlenen kurslarda ortaya çıkan eserler Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu Fuaye Alanında ziyarete açıldı. Serginin açılışına Çiğli Kaymakamı Fatih Görmüş, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Halil Sezgin, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Hacı Hüseyin Taşdemir, Karşıyaka Başsavcı Vekili Erdem Işık, Karşıyaka Denetimli ve Serbestlik Müdürü Orhan Kaykaç, Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Bekir Emiroğlu ile protokol üyeleri katıldı. Sosyal Sorumluluk Projeleri Açısından İyi Bir Örnek Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile ortaya konulan projeden duyduğu memnuniyeti paylaştı. Rektör Prof. Dr. Köse, “İKÇÜ olarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzle yapmış olduğumuz bu projenin özellikle sosyal sorumluluk projeleri açısından iyi bir örnek olduğunu söylememiz gerekiyor. Herhangi bir sebeple mahkûm olan bireylerin bu gibi kurslarda edindikleri deneyimler rehabilitasyonları açısından çok kıymetli diye düşünüyorum. Ceza hukukunda üç temel ilke var. Bunlardan bir tanesi önleyicilik, yani suça giden yolların kapatılması. İkincisi ona uygun bir cezanın verilmesi. Üçüncüsü de ceza verilmişse rehabilitasyon ile topluma kazandırılması. Bu gibi etkinliklerin yükümlülerin topluma kazandırılması açısından çok olumlu etki yapacağını düşünüyorum. Bu sadece kendileri açısından değil toplumun da bir kazancıdır. Biz de üniversite olarak buna yapmış olduğumuz katkıdan dolayı mutluyuz.” ifadelerini kullandı. Topluma Kazandırılma ve Meslek Edindirme Katkısı Otuz beş kursiyerin dönem boyunca yaptığı 80 Geleneksel Ebru Sanatı eserinin yer aldığı sergi ile ilgili konuşan İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Halil Sezgin, paydaş kurumların katkı ve desteğiyle yükümlülerin tekrar suç işlememesi, yeniden topluma kazandırılması adına örnek çalışmalara imza atıldığını aktardı. Başsavcı Sezgin, “Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün takibini yaptığı yükümlülerimizin; kişisel becerilerini geliştirmeleri, boş zamanlarını değerlendirmeleri ve sosyal hayata, topluma adaptasyonlarının hızlandırılması amacıyla böyle bir kurs düzenledik. Sanatın, müziğin iyileştirici özelliği, yüzyıllardır bilinmektedir ve Osmanlı Devleti döneminde sağlık kuruluşlarında müzikle ve sanatla tedavi etme örneklerini görebiliyoruz. Biz de kültürümüzü yansıtan bu uygulamaları, mahkumlarımızın topluma yeniden sağlıklı bireyler olarak dönebilmeleri için desteklemekteyiz. Sergimizde tarihimizi ve kültürümüzü yansıtan Ebru sanatı eserleri ön planda. Değerli eğitmenimizden aldıkları kurs neticesinde ortaya böyle güzel eserler çıktı. Yükümlülerimiz bu eserleri ortaya çıkardıktan sonra sergilendiğini, geniş kitlelere ulaştığını, önemsendiğini görünce gerçekten mutlu oluyor ve daha problemsiz bir şekilde yeniden aramıza dönüyorlar. Bu kurslarla aslında hem topluma kazandırılmış hem bir meslek edinmiş hem de rehabilite edilmiş oluyorlar” diye konuştu. Konuşmaların ardından açılışı protokol tarafından yapılan sergide, İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Halil Sezgin tarafından Çiğli Kaymakamı Fatih Görmüş ile Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’ye ebru tablosu ve semazen tablosu hediye edildi. -
11.06.2025Birlik ve Beraberliğimiz Daim Olsun!
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Ailesi, Kurban Bayramı’nın arifesinde bir araya geldi. Rektörlük binası önünde yapılan törende, Prof. Dr. Saffet Köse, tüm çalışma arkadaşlarının bayramını tek tek kutladı, aileleriyle birlikte huzur içinde bir bayram geçirmelerini diledi. Rektör Prof. Dr. Köse’nin kabulünde, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Dekanlar, Genel Sekreter Nurettin Memur, fakültelerden gelen akademisyenler ve idari personel birlik, beraberlik, sağlık temennileriyle bayramlaştı. Kurban Bayramı vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınlayan Prof.Dr. Köse, “Hatırlamanın, hatırlanmanın, dayanışma ve yardımlaşmanın simgesi, paylaşma ve gönül alma mevsimi, manevi hikmetlerle dolu mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın sevincini paylaşıyorum. Üniversitemizde görev yapan tüm akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve değerli ailelerinin Kurban Bayramı’nı kutluyorum. Birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Daha nice bayramlara sağlık mutluluk ve huzur içinde hep birlikte ulaşmayı Cenab-ı Allah hepimize nasip eylesin. Kurban Bayramı’nın tüm insanlığa birlik, beraberlik, barış ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. -
03.06.2025Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ’de Sürdü
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilim İletişim Ofisince “Kültürel Mirasın İzinde” başlıklı söyleşi programı düzenlendi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin “Türk Kültürü ve Özellikleri” başlığıyla konuk edildiği söyleşinin moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı ve Bilim İletişim Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Yasin Bulduklu üstlenirken Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden Arş. Gör. Asuman Baş, “Kültürel Miras’ın İzinde Moğolistandaki Göktürk İzleri” başlıklı bir sunum yaptı. Genç Yeşilay İKÇÜ’nün davetlisi olarak kampüste ağırlanan Selahaddin Eyyubi İmam Hatip Ortaokulu, Sezai Karakoç Anadolu Lisesi, Güzeltepe Ortaokulu, Mehmet Hikmet Kaşerci Ortaokulu ve Cemil Atlas Ortaokulunda eğitim alan öğrenciler ve öğretmenlerinin misafir edildiği söyleşiyi, Rektör Yardımcıları Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, Genç Yeşilay İKÇÜ Akademik Danışmanı Dr.Öğr.Üyesi Feyza Dereli, Yeşilay İl Yönetim Kurulu üyesi Giray Kırım, Topluluk Başkanı Elanur Sarıkaya, İKÇÜ Bilim İletişim Ofisi Sorumluları Öğr. Gör. Fatma Değirmenci, Uğur Ekenoğlu, akademik ve idari personel takip etti. Çatışmalar, Aile İlişkilerine Atfedilen Değerin Yok Edilmesi Amaçlı Söyleşide gençlere seslenen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, toplumların geleceğinin eğitim kurumlarında inşa edildiğini aktardığı konuşmasında, öğretmen, öğrenci ve aile iş birliğinin bu yapının olmazsa olmazı olduğunu kaydetti. Kadim medeniyetimizde aile değerlerinin ayakta tutulması, çocukların daha iyi yetiştirilmesi ve eşler arasında iyi iletişimin kurulması adına birçok unsurun yer aldığını aktaran Prof. Dr. Köse, “Aile küçük bir devlet, devlet büyük bir ailedir. Devlet de o milletin büyük ailesidir. Devlet ve toplumun yapı taşları aileden oluşur. Ailede yer alan akrabalık kavramlarını topluma taşıyan, hiç tanımadığınız kişilere ana, baba, teyze, amca, dayı diye hitap edebilen köklü bir yapıya sahibiz. Ortak kültüre, tarihe, değerlere sahip olan bu değerlere sahip çıkan milletleri hiç bir güç yıkamaz. Aynı şekilde ailenin de ortak bağları, duygusal alışverişi ne kadar güçlü ise o kadar dayanıklı olur. Aile kavramı üzerinden oluşturulan problemler toplumun temel yapısına zarar vermektedir. Son dönemlerde özgürlük ve bireysellik kisvesi altında yaratılan çatışmalar maalesef aile ilişkilerine atfedilen değerin yok edilmesi amaçlıdır. Popüler kültür, teknoloji ve sosyal medyanın da etkisiyle yalnızlaşan, yabancılaşan ve kimlik arayışına giren çocuklarımızı bu sarmaldan ancak aile içindeki o sevgi, şefkat dolu muhabbet ortamı kurtarır” dedi. Batı’nın Uyguladığı Tehlikeli Bir Politikanın Parçası Güçlü geleceğin anahtarının ailelerde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Köse, aile ile gençler arasındaki kuşaklararası iletişim çatışmasının sevgiye dayalı dayanışma ağlarının kurulmasıyla sona erdirileceğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Köse, “Günümüz dünyasında özellikle bireysel özgürlükler, haklar birey olma gibi birtakım kavramlar üzerinden anne babalarla ilişkilerin biraz daha sınırlı olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Ailenin değersizleştirilmesi, büyüklerinden uzak, kültürel değerlerinden, gelenek ve göreneklerin koparılmış nesillerin yetiştirilmesi Batı’nın tüm dünyada uyguladığı tehlikeli bir politikanın parçasıdır. Anneniz ve babanız sizin geçtiğiniz yollardan çoktan geçmişler. Bilgileri var, birikimleri var, donanımları var, tecrübeleri var. Aslında onları size aktarmak isterler. Sizleri dinlerken dinlenilmek de isterler. İşte karşılıklı olarak geliştirilecek anlayış , saygı ve hoşgörü sayesinde tüm sorunların üstesinden gelinebilir” diye konuştu. Doğru Yaklaşımla Tehlikelerden Asgari Şekilde Etkileniriz Aile içinde kurulamayan sağlıklı ilişkilerin bireyleri dışarıdaki zararlı kaynaklara yönelttiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, sevgi ortamında büyüyen nesillerin toplumları ileri taşıyacağını vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Sevgi, güven ve bağlanma yaratılış gerçekliğine bağlı bir ihtiyaçtır. Bunu aile içinde anne-babadan karşılayamayan çocukların buldukları insanlara kaymaları o yoksunluğun doğal bir sonucudur. Araştırmalar, sevgi, ilgi, güven içinde büyüyen çocukların daha zeki, daha sağlıklı, daha başarılı ve stresle başa çıkmada daha becerili olduğunu ortaya koymuştur. Sevgisi ve ilgiden mahrum büyüyen çocukların ise sinirli, dikkat sorunu bulunan, korkak ve endişeli, hemen panikleyen, hastalıklı ve hiperaktif yetişkinler olarak öne çıktıkları belirlenmiştir. Çocuğun hayat boyu kullanacağı ve kendisinden sonraki kuşaklara da transfer edeceği özellikler aileden geçer. Bu doğrultuda konuya geniş perspektiften bakarsak geleceğimizin teminatı olan nesillerimize doğru yaklaşımlarla ulaşırsak çağın tehlikelerinden asgari şekilde etkileniriz” diye konuştu. Moğolistan Türk Tarihinin Başlangıç Noktası İKÇÜ’nün Moğolistan coğrafyasında izini sürdüğü Türk Devletlerinin araştırma ekibinde yer alan Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden Arş. Gör. Asuman Baş, çocukların ve gençlerin ilgi düzeyleri doğrultusunda kendilerini geliştirebilecekleri alanların oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Baş, “ Gençlerimizi, sporla, bilimle, kültürle, sanatla, edebiyatla ilgilenmelerini sağlayarak; ilgi alanlarına, meraklarına göre farklı uzmanlıklara yönlendirerek birçok olumsuzluktan etkilenmeyeceklerini düşünüyorum. Bu anlamda özellikle sporun, sanatın ve edebiyatın çok önemli bir uğraş olduğunu düşünüyoruz. İKÇÜ bünyesinde yer alan genç bir araştırmacı olarak yaklaşık 7 yıldır Moğolistan'da yürütülen Türk tarihi araştırmalarına katılma şansım oldu. Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan başkanlığında Moğol coğrafyasında yürütülen arkeolojik incelemelere kimi zaman üniversite iş birlikleri ile kimi zaman ortak kazı ve yüzey araştırmaları ile iştirak ediyoruz. Moğolistan Türk tarihinin başlangıç noktası. MEB müfredatında da yer verilen İslamiyet öncesi Türk tarihine dair buradaki eserleri biliyor olmak bir vatandaşlık görevi. Oradaki eserler kitabelerle sınırlı değil. Orada derin bir Türk sanatı anlayışını, şehircilik anlayışını görmekteyiz” dedi. Türk Eserleri Haksız Eleştiriye Maruz Kalıyor Sunumunda henüz müfredata yansımayan bilim çevrelerinin bildiği yüzey çalışmalarından elde edilen fotoğrafları paylaşan Arş. Gör. Baş, “Bu keşiflerdeki yazıtlar sadece dil, tarih için değil aynı zamanda Türklerin müzikle meşgul olduğunu erken Türk tarihinde, müziğin Türkler tarafından bir etkinlik aracı olduğunu görüyoruz. Biz bu keşifler sayesinde Türklerin sadece savaşla ilgilenmediğini, aynı zamanda sanat icra ettiklerini de ortaya koyduk” şeklinde konuştu. Sosyal medyada 7 ve 8. yüzyıldaki Roma-Bizans eserleriyle Türk eserlerinin kıyaslanarak haksız eleştiriye maruz kaldığına dikkat çeken Arş. Gör. Baş,”Biz hocalarımızla Moğolistan'da vakit geçirdik. Moğolistan’da yaşayınca şartlarını anlayabileceğiniz bir yer. Orada bu eserleri ortaya koyabilmek, icra edebilmek büyük önem taşıyor. Çünkü hiçbir şey yok. Malzemeniz yok. Koşullar çok çetin. Bulduğunuz herhangi bir taşı dönüştürebilmek oradaki koşullar için büyük bir zanaatkârlık istiyor. Batıdaki gibi Roma'daki gibi bir sanat eseri ortaya koyabileceğiniz malzeme söz konusu değil zaten bu topraklarda. O yüzden bu eserlerin hepsi çok kıymetli. Türkler malzeme olduğunda bunu işlemek konusunda da çok becerikliler, hamaratlar” dedi. Vatandaşlık Görevi Görerek Orada Yer Alıyoruz Genç bir araştırmacı olarak Türk tarihine sahip çıkılmasını bir vatandaşlık görevi olarak gördüğünü vurgulayan Arş. Gör. Asuman Baş, “Türkler mevcut imkanlarıyla hem madenini çok iyi işlemişler hem de bunlardan bazı sanat eserleri yaratmışlar. Moğolistan'da 7 yıldır yürüttüğümüz çalışmaların en önemli verisi Orhun Yazıtlarında bahsi geçen Togubalık kazısıydı. Arkeoloji Bölümü, Coğrafya Bölümü, Türk Dil ve Edebiyatı Bölümü, aynı zamanda Medya İletişim Bölümü de çalışmalara dahil olmuş durumda. Bölgede olmak sadece bizim yürüttüğümüz çalışmalar açısından önemli değil, başkalarının yaptığı çalışmaları takip edebilmek açısından da önemli. Ama akademik disiplinin, uzmanlık alanının yanında bunu bir milli görev bir vatandaşlık görevi görerek orada yer alıyoruz” ifadelerini kullandı. -
03.06.2025Rektör Köse, Gençleri Bağımlılıklara Karşı Uyardı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ)Bilim İletişim Ofisi ilk etkinliğinde, özellikle ergenler ve genç yetişkinlerin risk grubunda yer aldığı bağımlılıklar konusunu, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin “Aile ve Bağımlılık” söyleşisi ile masaya yatırdı. “Nesilden Nesile Bağımsızlık: Bağımlılıkla Mücadelede Nesiller El Ele” projesi ile İzmir’deki ilk ve ortaöğretim kurumlarına yaptıkları saha ziyaretlerinde kurdukları özel bağı üniversite kampüsüne taşıyan Genç Yeşilay Topluluğu, Selahaddin Eyyubi İmam Hatip Ortaokulu, Sezai Karakoç Anadolu Lisesi, Güzeltepe Ortaokulu, Mehmet Hikmet Kaşerci Ortaokulu ve Cemil Atlas Ortaokulunda eğitim alan Yeşilay topluluğu öğrencilerini İKÇÜ’de misafir etti. Bilim İletişim Ofisi Koordinatörü Prof.Dr. Yasin Bulduklu’nun moderatörlüğünde yapılan söyleşiyi, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, Genç Yeşilay İKÇÜ Akademik Danışmanı Dr.Öğr.Üyesi Feyza Dereli, Topluluk Başkanı Elanur Sarıkaya, Yeşilay İl Yönetim Kurulu üyesi Giray Kırım, İKÇÜ Bilim İletişim Ofisi Sorumluları Öğr. Gör. Fatma Değirmenci, Uğur Ekenoğlu, MEB’de görev yapan eğitimciler ile çok sayıda Yeşilay gönüllüsü takip etti. Kendinize Dur Diyebildiğinizde Özgür Olabilirsiniz En büyük sermayelerinin gençlerin olduğu bilinciyle adım atan toplumların geleceklerine umut ile bakabileceğini söyleyen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, “Aile ve Bağımlılık” kavramlarının birlikte ele alınmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Teknolojiden sosyal medyaya, alkol ve madde kullanımına tüm bağımlılıkların arkasında mutluluk arayışının yer aldığını aktaran Prof. Dr. Köse, ”Özellikle son zamanlarda yapılan araştırmalar var. Philip Zimbardo, dünyada yaşayan en büyük psikologlardan bir tanesi. Ondan önce George Smith diye bir başka yine psikolog var, diyorlar ki bu bağımlılık dediğimiz şey fiziksel tüm şeylerdir. Ruhsal ve sosyal anlamda kopamadığınız ve ona bağlı yaşadığınız şeyler, sizi sizden alan problemlerle artık kendiniz kalamıyorsunuz. Kendinizi sınırlandıramadığınızda elde etmeye çalıştığınız bir şeye ulaştığınızda hep yeniyi arıyorsunuz ve bunun sonu gelmiyor. Sonu gelmeyince artık ondan kopamıyorsunuz ve kendiniz olmaktan çıkıp tutsak oluyorsunuz. Kendinize dur diyebildiğinizde özgür olabilirsiniz. O yüzden özgürlük bir değerse, mutluluk bir değerse kendi kendinizi sınırlandırabilmeniz gerekiyor”diye konuştu. Müdahale Etmenin Yolu Kurulan Sevgi Dolu Aile Bağlarında Anne,babanın toplumların temeli ailelerin mimarları olarak önemli sorumluluklara sahip olduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Köse, bu mimarlardan mahrum büyüyen nesilleri bekleyen tehlikelere dikkat çekti. Prof. Dr. Köse, “Değerli psikanalist ve psikiyatr Jacques Lacan der ki "Baba yasadır, kanundur, çocuğun sınırlarını çizer." Sınırların içerisinde bir hayata yaşayabileceğini öğretir. Anne de çocuğa şefkat gösterir, sevgi verir. Anne, baba çocuğuna sorumluluklar verir. Sorumluluklar aileye ait hissettirir. Aile de kimlik kazanır. Günümüzde aile kurumu yıkmaya çalışırlarken, bu aidiyetten yoksun bırakılan çocuklarla çokça karşı karşıya gelmeye başladık. Anne ve babanın olmadığı ortamlarda büyütülen çocuklar, sınırlarını bilmeden, video oyunları ya da cinsel içerikli videolara, kötü alışkanlıklara, bağımlılıklara yönlendirilmekte. Tüm bağımlıkları başlamadan kontrol ve müdahale etmenin en güzel yolu kurulan sevgi dolu aile bağlarında” ifadelerini kullandı. Tam Bağımsızlığın Karşısında Bağımlılıklar Duruyor Bilim söyleşilerinin ilkinde, Yeşilay Topluluğunun ilk ve orta öğretim öğrencileriyle birlikte kuşaklararası bağı üniversiteye taşımaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Moderatör Bilim İletişim Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Yasin Bulduklu, bilim-toplum kaynaşmasının karşılık bulduğu söyleşiye Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’den gelen desteğin çok değerli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bulduklu, “Rektör Hocamız genç kuşakların sağlıklı ortamlarda yetiştirilmesi adına yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans ve söyleşiye katılmakta ve çok değerli katkılar sunmaktadır. Geleceğin gençlerini mutlu yüzlerle özellikle bağımlılıklara karşı birlik içinde yaptıkları mücadelelerle görmek bizlere umut veriyor. Biz Türkiye'yi olduğu yerden daha ileri taşıyacak nesillerin bağımsız olması gerektiğini biliyoruz. Zira bağımsızlık dediğiniz şey aslında bağımlılıkların tam karşısındadır. Herhangi bir odaktan, herhangi bir kötü alışkanlıktan veya herhangi bir davranıştan uzak olan bireyler bağımsız hale gelebilir. Yeşilay da bunu hedefliyor ve uzunca süredir ciddi bir mücadele veriyor. Pek çok bağımlılıktan söz edebiliriz ama madde bağımlılıkları bunların içerisinde en tehlikelisi ve gençlerin bu konuda uyanık olmasına ihtiyaç var. Gençlik ve Spor Bakanlığımız önemli projeler yapıyor. Bu kapsamda ÜNİDES çok kıymetli bir destek programı. Genç Yeşilaycı gençlerimizin ÜNİDES aracılığıyla desteklemesi de bize güç verdi.” diye konuştu. Yarının Üniversite Öğrencileri İle Kolektif Birliktelik Bağımlılık konusunda kuşaklararası farkındalık oluşturdukları için oldukça mutlu olduklarını söyleyen Genç Yeşilay İKÇÜ Akademik Danışmanı Dr.Öğr.Üyesi Feyza Dereli, lise ve ortaokullara yaptıkları ziyaretlerde bilgilendirmeyi çeşitli fiziksel aktiviteler ve eğlenceli oyunlarla destekleyerek çocuklardaki bilinç düzeyine katkı sağladıklarını aktardı. Dr.Öğr.Üyesi Feyza Dereli, “İşte bu farkındalığı görmek, çocuklarımızın okul ziyaretlerimizde bizleri her karşılayışındaki o sevgi bağını hissetmek bizleri daha çok motive etti. Bugün onları da biz misafir etmek istedik. Rektörümüzün bağımlılıklar konusuna gösterdiği hassasiyeti yansıttığı söyleşilerinden birini bizlere ayırması ve çocuklarımızın bilinç düzeyine katkıda bulunması bizleri mutlu etti. Etkileşimimiz daha güçlü ve etkimiz daha kalıcı hale geldi. Yarının üniversite öğrencileri ile kolektif olarak bağımlılıklar karşısında dik bir duruş göstermeye, daha güçlü ses çıkarmaya devam edeceğiz” dedi. Daha Fazla Okul, Daha Fazla Öğrenci Daha Geniş Etki Topluluk Başkanı Elanur Sarıkaya da Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında yürüttükleri projeleri ile üniversite, lise ve ortaokullardaki Yeşilay topluluklarını bir araya getirerek, kuşaklararası bir bağ kurmayı, dayanışmayı artırmayı ve bağımlılıkla mücadeleyi kolektif bir bilinçle sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi. Başkan Sarıkaya, “İkinci dönemde başlattığımız etkileşimli ve yaygın çalışmaları üçüncü dönemde daha da büyüterek sürdürmeye karar verdik. Şu an içinde bulunduğumuz üçüncü dönem projemiz, hem önceki deneyimlerin üzerine kurulu hem de daha fazla okul, daha fazla öğrenci ve daha geniş bir etki alanına ulaşmayı hedefliyor. Bu devam projesi sayesinde yalnızca başladığımız işi tamamlamıyoruz, aynı zamanda öğrendiklerimizi daha güçlü bir şekilde uygulamaya dökme fırsatı buluyoruz” dedi. Genç Yeşilay İKÇÜ öğrencilerine Rektör Prof. Dr. Köse tarafından belge takdiminin ardından öğrenciler için hazırlanan fuaye alanında oyunlar oynadı, ebru sanatı ile tanışan çocuklar ilk denemelerini heyecanla yaptı. -
03.06.2025İKÇÜ Film Festivalinde Muhteşem Final
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından ilki düzenlenen “İKÇÜ Film Festivali” ödül töreni ile sona erdi. Merkez Kampüs’teki 3 salonda ve İstinye Park İzmir Renk Sineması ile UrlaDam’da 4 gün boyunca toplam 81 filmin gösterildiği, 4 atölye, 16 yönetmen ve yapımcı söyleşisine ev sahipliği yapan İKÇÜ Film Festivali’nin kapanış ve ödül törenine, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Festival Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal, TRT Belgesel Kanal Koordinatör Yardımcısı ve Yapımcı Nilay Bilgen, Festival Direktörü Burak Taylan Yılmaz, dekanlar, yüksekokul müdürleri, sponsor firmaların temsilcileri, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Müdür Yardımcısı Pınar Çakmakoğlu, AVEK Otomotiv Ege Bölge Müdürü Şenol Kurt, AVEK Otomotiv İzmir Şube Direktörü Yaşar Özuğur, Can Kardeşler Kuruyemiş İnsan Kaynakları Direktörü Rasim Turhan, Yönetim Danışmanı Hasan Bildik, davetli konuklar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. 300’ün Üzerinde Başvuru Sinema sanatının bilgi üretiminde ve kültürel mirastaki rolüne dikkat çekmek amacıyla, “Keşif, Bilgi” ve “Aile” mottosuyla yola çıkan 300’ün üzerinde eserin gönderildiği yarışmada, Belgesel Film Kategorisi’nde finale kalan 7, Kısa Film Kategorisi’nde 11, Öğrenci Filmleri Kategorisi’nde ise 6 eser yarıştı. Festival Direktörü Burak Taylan Yılmaz ve Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal tarafından hazırlanan; ulusal ve uluslararası anlamda ses getirmiş Gazze konulu filmlerden oluşan özel bölümü ‘Kamera Gazze’ seçkisi ile fark yarattı. Birinci Önceliğimiz Öğrencilerimiz Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, kısa sürede hazırlanan İKÇÜ Film Festivali’nin ciddi bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu belirtti ve festival kapsamında 3 kategoride düzenlenen yarışmaya 300’ün üzerinde eser gönderilmesinin heyecan verici olduğunu dile getirdi. TRT’nin festivale çok büyük destek sağladığını ifade eden Prof. Bulduklu, başvuruda bulunan eserlerin gösteriminin yapılmasının bile, ortaya konan emeğin sergilenmesi açısından çok kıymetli olduğunu vurguladı. “Bizim birinci önceliğimiz öğrencilerimizdir” diyen Prof. Dr. Bulduklu, öğrencilerle profesyonelleri yan yana getirebilmenin mutluluk verici olduğunu kaydetti. Bu tarz organizasyonların öğrencilere inanılmaz bir deneyim kazandırdığının altını Prof. Dr. Bulduklu, Medya ve İletişim Topluluğu öğrencilerinin sürecin her yerinde olmasının çok kıymetli olduğunu dile getirdi. Festivalin özelliklerinden bir tanesinin de İzmir’in iki yakasını birleştirmesi olduğunu aktaran Prof. Dr. Bulduklu, “Biz biliyoruz ki bunun devamı gelecek. Tüm yarışmacılara, jürilerimize, bu yolda bizi yalnız bırakmayan İzmir Atatürk Organize Sanayi Başkanlığına, Avek Otomotiv'e, ÜLKEA'ya, Can Kardeşler Kuruyemiş'e, Renk Sinemaları İstiyepark'a, Urladam'a, Kısa Film Yönetmenleri Derneğine, EkoFilm’e, basın destekçilerimiz olan İKÇÜ Medya Merkezi e Haber Ajansına, Anadolu Ajansı, Ege Radyo, Sinedergi, sadibey.com, İlkses, İzgazete, Ege Telgraf ve İzmir’de Son Dakika’ya, tüm mesai arkadaşlarıma, öğrencilerimize ve siz katılımcılara çok teşekkür ediyorum” dedi. “Kamera Gazze” ile İnsanlığın Yaralandığı Bir Çığlığa Kulak Verdik Festival Yönetmeni Prof. Dr. Cenk Demirkıran ise, “Keşif, Bilgi” ve “Aile” mottosuyla yola çıkan İKÇÜ Film Festivali’ni genç sinemacılara alan açmak, gençleri ustaların kendileri ve eserleri ile buluşturmak, filmlerle hayatın katmanlarını gözlemlemek ve keşfetmek ve bu topraklardan çıkan hikayeleri göstermek ve paylaşmak için düzenlediklerini vurguladı. 4 günlük bir sinema serüvenin sonuna gelinmesinin, sürecin kendisinden farklı bir heyecan verdiğinin altını çizen Prof. Dr. Demirkıran, “Organizasyonun başı ile sonu arasında çok büyük duygu farklılıkları oluyor. Bir işi başarmanın verdiği mutluluğu; birçok filmi göstermiş olmanın, birçok ustayı, yönetmeni, oyuncuyu, öğrencilerimizle ve izleyicilerle buluşturmuş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Sinemanın sadece beyaz perde ile sınırlı kalmadığını; hayatın her anında insana bir şeyler öğrettiğini gösterdiklerini söyleyen Prof. Dr. Demirkıran, “Özellikle, “Kamera Gazze” bölümünde insanlığın yaralandığı bir çığlığa kulak verdik. Bizi bir araya getiren bir dil olduğunu yeniden keşfettik” diyerek, festivalin “Kamera Gazze” bölümünün mimarı olan Burak Taylan Yılmaz’a ve Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal’a teşekkür etti. Yarışmaya Katılan Her Film, Bizim İçin Bir Ödül Yarışmaya eser gönderen sanatçılara da seslenen Prof. Dr. Demirkıran, yarışmaya katılan her filmin, kendileri için ayrı bir ödül olduğunu belirtti ve filmlerini paylaşan her yarışmacıya şükranlarını sundu. Prof. Dr. Demirkıran, “İKÇÜ Film Festivali, sektörün profesyonelleriyle bir araya gelen, sorularını soran ve birçok şey öğrenen öğrencilerimiz için özellikle çok önemliydi. Öğrencilerimiz, sektörün akışını görmek zorundalar, biz buna bir katkı sağlamak istedik. Festivalin Onursal Başkanı İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve festivalin başkanlığını yürüten ve ortaya çıkması için tüm enerjisini sarf eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu başta olmak üzere, danışma kurulunda yer alan rektör yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş ile Prof. Dr. Süleyman Akbulut’a, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan’a, Genel Sekreter Nurettin Memur’a, Festival Direktörü Burak Taylan Yılmaz’a ve Festival Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal’a, Festival Teknik Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Ümit Aydoğan’a, teknik koordinasyon ekibinden Arş. Gör. Hüseyin Enes Balcı, Arş. Gör. İsmail Erol ve Arş. Gör. Rabia Şimşek’e, Etkinlik Koordinatörü Seda Kanburoğlu’na ve Medya ve İletişim Topluluğu üyesi öğrencilere teşekkür etti. Sponsorlara, destekçilere ve sektörün önemli isimlerinden oluşan jüri ekibine de teşekkür eden Prof. Dr. Demirkıran, “Ümidimiz ve hayalimiz festivalin sürekliliğinin olması ve daha da büyüyerek İzmir’in her yerine ulaşması” dedi. Jüri Üyelerine Teşekkür Teşekkür konuşmalarının ardından festivalde jüri olarak yer alan, Yönetmen ve Oyuncu Görkem Yeltan, Yapımcı- Yönetmen Nihal Ağırbaş Sarıkaya, TRT Belgesel Kanalı Koordinatör Yardımcısı ve Yapımcı Nilay Bilgen, Yönetmen ve Yazar Alican Sekmeç, Yönetmen ve Senarist Ozan Sertdemir, Yönetmen ve Yapımcı Çağatay Çelikbaş, Sinema Eleştirmeni- Yazar Banu Bozdemir Apaydın, Kısa Film Yönetmenleri Derneği Başkanı Selvihan Eroğlu, Video Editörü İrem Özyürek Kanatlı, Yönetmen Dr. Öğr. Üyesi Onur Orkan Akşit’e teşekkür belgesi takdim edildi. Ardından jüri üyelerince ödül almaya hak kazanan eserler açıklandı. “Belgesel Film” kategorisinde ‘En İyi Film Ödülünü Hasan Ete’nin “İyi Ölüm” adlı filmi kazandı. “Öğrenci Filmleri” kategorisinde, ‘En İyi Film Ödülünü Can Kahraman ve Barış Kösem’in ‘Zaman Usulca Fısıldadı’ filmi; ‘Jüri Özel Ödülünü Berkay Ellek’in ‘Beyaz Güvercin’ adlı filmi; ‘Kısa Film Yönetmenleri Derneği Ödülünü ise Birnaz Bengisu Cırıt’ın ‘Yaşam’ adlı filmi kazandı. “Kısa Film” kategorisinde, ‘En İyi Kısa Film Ödülünü Yakup Tekintangaç’ın ‘Mori’ adlı filmi; ‘Jüri Özel Ödülünü Mehmet Kanadlı’nın ‘Danışman’ adlı filmi; ‘Kısa Film Yönetmenleri Derneği Ödülünü ise Mert Erez’in ‘Rehber’ adlı filmi aldı. -
29.05.2025İKÇÜ FEST’25 Başladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire (SKS) Başkanlığınca 8’incisi düzenlenen İKÇÜ’Fest’25 Bahar Şenliği coşkulu kortej yürüyüşüyle başladı. Öğrenci toplulukları, akademik ve idari personelin katılımıyla merkez kütüphane önünden başlayarak Rektörlük Binası önünde devam eden BandoRed eşliğindeki kortej yürüyüşüne, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Dekanlar, Genel Sekreter Nuretdin Memur, SKS Daire Başkanı Doç. Dr. Yeliz Doğru ile çok sayıda öğrenci katıldı. Dönemi Gülen Yüzlerle Kapatmak İstiyoruz Şenlik alanında son bulan kortejin ardından şenliklerin resmi açılışını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, üç gün planlanan festival etkinliklerinin gençlerden gelen talepler doğrultusunda hazırlandığını kaydetti. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin öğrencilerin keyifli bir lisans hayatı geçirmeleri adına her türlü çalışmaya destek verdiğini aktaran Prof. Dr. Bulduklu, “Her yıl büyük bir heyecanla beklediğimiz Baharın yenileyici ruhunu, gençliğin enerjisiyle buluşturduğumuz şenliklerde sosyal, kültürel ve sanatsal yönleriyle de öne çıkan zengin bir içerik hazırladık. Oldukça yoğun geçen bir akademik yılın stresinden biraz da olsa uzaklaşmak, hep birlikte biraz nefes almak, eğlenmek, dinlenmek ve koşuşturmaya biraz ara vermek için 3 gün boyunca eğlenmenizi istedik. Bu eğlenceye akademik ve idari personelimizi de katarak dönemi gülen yüzlerle kapatmak istiyoruz” dedi. Şenlikler Kurumsal Kültürü İnşa Etmenin Önemli Bileşeni Sadece akademik ve bilimsel anlamda değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve sportif yönden de gelişime önem verdiklerini kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, “İKÇÜ olarak biz, sadece meslek sahibi bireyler değil, aynı zamanda topluma duyarlı, kültürel birikimi olan, sosyal yönü güçlü nesiller de yetiştirmek arzusundayız. Salt akademik eğitim vermenin ötesinde her açıdan donanımlı iyi insanlar olarak mezunlarımızı hayata hazırlıyoruz. Bu tür etkinlikler de bu hedefin önemli bir parçası. Şenlikler ve bu türden etkinliklerin kurumsal kültürü inşa etmenin önemli bileşeni olduğunun farkındayız. Kimlik oluşturmak ve aidiyet yaratmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu güzel şenliklerin hazırlanmasında emeği geçen başta SKS Daire Başkanlığımıza, öğrenci topluluklarımıza, gönüllü öğrencilerimize ve katkı sunan tüm paydaşlarımıza kalbi şükranlarımı sunuyorum. Unutmayalım ki, birlikte eğlenmeyi, birlikte üretmeyi ve birlikte yaşamayı öğrenen bir toplum, geleceğe daha umutla bakabilir. Keyifli, sağlıklı, eğlenceli bir şenlik diliyorum” ifadelerini kullandı. Katılımınız Bizim İçin Çok Önemli ve Değerli SKS Daire Başkanı Doç. Dr. Yeliz Doğru da dopdolu bir programla birbirinden renkli etkinlik ve konserler eşliğinde 3 gün sürecek İKÇÜ FEST 2025’in keyifli geçmesi temennisinde bulundu. Doğru, “Bu gibi özel etkinliklere, değerli öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimizin katılımı bizim için çok önemli ve değerli. Şenliklerde bizlere destek olan üniversitemizin değerli gençlerinin oluşturduğu topluluklarımıza, tüm öğrencilerimize güzel bir festival diliyorum. Kültür, sanat ve müziği bütünleştirdiğimiz etkinliklerimizin eşliğinde tüm İKÇÜ ailesine iyi eğlenceler diliyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından festival kapsamında SKS Daire Başkanlığınca personel ve öğrenciler arasında düzenlenen Rektörlük Turnuvasında dereceye giren takımlara ve sporculara ödülleri Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu tarafından takdim edildi. Ödül takdiminin ardından törene katılan protokol, şenlik alanındaki topluluk stantlarını gezerek öğrencilerle sohbet etti. Rektörlük Kupasını Kimler Kazandı? Personel Voleybol Branşında 1. Rektörlük Takımı, 2. Sağlık Bilimleri Fakültesi Takımı, 3. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Takımı Personel Basketbol Branşında 1.Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Takımı, 2. Sağlık Bilimleri Fakültesi Takımı, 3. Diş Hekimliği Fakültesi Takımı Personel Futsal Branşında 1. Sosyal Bilimler Enstitüsü Takımı, 2. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Takımı, 3. Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Takımı Personel Erkek Masa Tenisi Branşında 1. Maksut Çetin2. Rıza Şen, 3. Umut Ziya Koçak Personel Kadın Masa Tenisi Branşında 1. Eylem Aykurt, 2. Anıl Çobanoğlu Dede, 3. Didem Yüzügülenç Öğrenciler arası Voleybol Branşında 1. Eczacılık Fakültesi Takımı, 2. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Takımı, 3. Diş Hekimliği Fakültesi Takımı Öğrenciler arası Basketbol Branşında Dereceye giren takımları 1. Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Takımı, 2. Diş Hekimliği Fakültesi Takımı, 3. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Takımı Öğrenciler arası Futsal Branşında 1. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi-2 Takımı, 2. Eczacılık Fakültesi Takımı, 3. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi-1 Takımı Öğrenciler arası Masa Tenisi Branşında 1. Erdal Develioğlu, 2. Hüseyin İsa Aksoy, 3. Emre Berdi -
27.05.2025
Sağlık Bilimleri Enstitüsü SAGOK 2025’e Ev Sahipliği Yaptı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), İzmir Bakırçay Üniversitesi ile İzmir Demokrasi Üniversitesi tarafından sağlık bilimleri alanında çalışan araştırmacıları, geleceğin akademisyenleri olacak lisansüstü öğrencileri bir araya getiren Sağlık Bilimleri Öğrenci Kongresinin (SAGOK 2025) 4’üncüsü düzenlenen açılış programıyla başladı. İKÇÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü ev sahipliğinde, toplum sağlığının geliştirilmesinde yenilikçi ve dijital yaklaşımlar ile ortak sorunlara çözüm önerilerinin tartışılacağı kongrenin açılışına, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mehmet Dirik, Mühendislik Ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gökçen Bombar, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Derya Özer Kaya, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Bulut, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mustafa Soyöz, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İrfan Arık, akademik ve idari birimlerden gelen yöneticiler ile öğrenciler katıldı. Eleştirilmek de Güzeldir Kongrenin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, SAGOK 2025’in İKÇÜ’nün ev sahipliğinde yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Asli işi bilgi üretmek olan üniversitelerin, bilgi üretirken devamlılığı sağlama misyonuna işaret eden Prof. Dr. Yasin Bulduklu, özellikle lisans ve lisansüstü öğrencilerin bu üretim sürecine katkılarının oldukça değerli olduğunu kaydetti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, “Akademik birimlerin öğretme-öğrenme kültürleri, uzmanlık alanları farklı olabilir. Ama akademinin esas amacı eleştirel düşünebilmek, fikrini söyleyebilmek, özellikle lisansüstü boyutta fikrini savunabilmek, çıktıları analiz edebilmek, yorumlayabilmektir. Yüksek lisansa geçiş aşamasından itibaren öğrenciler akademik donanıma ilişkin tezler, bilimsel çalışmalar, makale, konferans bildirisi, kongre, çalıştay raporu gibi gelecekteki akademik donanımlarına katkı getirecek sürece hızla geçiyor. Kongrelerde öğrencilerin savunmacı bir üsluba büründüklerini görüyorum. Bırakın yaptığınız şey eleştirilsin. Eleştirilmek de güzel bir şey. Eleştirilirken eğer kanıtlayabiliyorsanız savunun. Ama körü körüne savunmayın. Akademi bazen deneyimle öğrenmeyi de gerektirir. Hata yapmaktan korkmayın, yazın, girişimci olun. Dolayısıyla bu tarz etkinlikler aslında sizin kendi çapınızı görmeniz açısından son derece önemli. Öğrencilerin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde; kişisel, sosyal, akademik hayatlarında fayda sağlayacak bu tarz organizasyonlar büyük şans” dedi. Dünyaya Örnek Bir Sağlık Modeli Türkiye’nin artık sadece tüketen değil; koruyan, geliştiren ve üreten bir sağlık sistemiyle dünyaya örnek olduğunu aktaran Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, İKÇÜ, İzmir Bakırçay Üniversitesi ile İzmir Demokrasi Üniversitesi enstitülerinin, sağlık alanında çalışan akademisyenleri, araştırmacıları, profesyonelleri ve öğrencileri bir araya getiren bu bilimsel platformun birlikte çalışma kültürünü yaygınlaştırması adına örnek olduğunu da vurguladı ve kongrede emeği geçenlere teşekkür etti. 3 Üniversiteden Örnek Paydaş Birliği İKÇÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı da yaptığı selamlama konuşmasında lisansüstü eğitim sürecinin öğrencilerin bilimsel araştırma yolculuğundaki önemine değindi. İKÇÜ Eczacılık Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Tıp Fakültesine bağlı 56 lisansüstü programda 350'ye yakın lisansüstü ve doktora öğrencisi ile çalıştıkları bilgisini veren Prof. Dr. Sarı, öğrencilerden tek beklentilerinin bilgi üretmeleri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Sarı, “Biz son düzenlemeler ile lisansüstü eğitiminde yüksek lisanslar için bir bildiri sunma, doktora öğrencileri için de mezuniyet koşulu olarak üç makale yayınlama ve bir bildiri sunma koşullarını getirdik. Bunlar da üretilen bilginin bilimsel ortamlarda paylaşılması ve sunulması açısından önemli. Kongremiz bu çıktıya hizmet etmesi açısından da önem taşıyor. 157 bildiri alan kongremizde, paydaş 3 üniversiteden öğretim üyelerinin konuşmaları ile 8 panel gerçekleşecek. Uluslararası konuşmacılarımız da çevrimiçi olarak oturumlara katılacaklar. Kongremizin gerçekleştirilmesinde desteğini esirgemeyen başta Rektörümüz Prof.Dr. Saffet Köse hocamız olmak üzere düzenleme kurulu üyelerine, enstitülerin idari ve akademik çalışanlarına, sponsor firmalarımıza teşekkür ediyorum. İki günlük yoğun bir bilimsel içerik sağlayacak, engin bilgi ve deneyimleriyle programımızı güçlendirecek değerli konuşmacılara, oturum başkanlarına ve bildiri sunacak olan araştırmacılara şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı
Toplam 222







