“Santorini’nin Külleri, Su ve Ateş” İzmir Prömiyeri Yapıldı
Yapımcılığını ve yönetmenliğini İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cenk Demirkıran’ın üstlendiği, görüntü yönetmenliği ve kurgusunu Medya Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal’ın gerçekleştirdiği, Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serdar Vardar’ın araştırmalarından yola çıkılarak hazırlanan “Santorini’nin Külleri, Su ve Ateş” adlı performatif bilim belgeselinin İzmir prömiyeri ve söyleşisi yapıldı.
M.Ö. 1650 yılında Ege Denizi’nde meydana gelen ve tarihin kaydettiği en büyük doğal felaketlerden biri olarak kabul edilen Santorini Yanardağı patlamasının Anadolu ve Ege Bölgesi üzerindeki etkilerini konu alan belgeselin özel gösterimi, Hekim Hacı Paşa Konferans Salonu’nda düzenlendi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Genel Sekreter Nurettin Memur, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Dilmaç, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık, Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Enes Uzun, çeşitli uygulama ve araştırma merkezi müdürleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Birlikteliğin Sinerjiye Dönüşmesi Başarıyı Getirir
Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Medya ve İletişim Bölümü’nün sürekli üreten tarafta olmasından; bu yönüyle Medya Merkezi ile birlikte hem üniversitenin yükünü üstlenmesinden hem de bağlı olduğu Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi’ne dinamizm katmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan ve Prof. Dr. Cenk Demirkıran’ın yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği, Moğolistan bozkırlarındaki taşbabaların restorasyon sürecini konu edinen Göktürklerin Gizemli Mirası: Taşbabalar filminin ilk gösteriminde aldığımız muhteşem geri dönüşleri yine Şaban hocayla birlikte dinledik. Gerçekten çok başarılı bir işe imza atıldı ve hem ulusal hem de uluslararası medya büyük ilgi gösterdi. Biz yönetim olarak her zaman en iyinin peşinde olmaya, birlikte çalışmaya ve üretmeye odaklandık. O proje de bu açıdan önemli bir adımdı. Bugünkü proje ise bizim diğer coğrafyalarda da dert edindiğimiz meseleler olduğunu gösteriyor. Bu proje batıya yönelik bir çalışma olarak öne çıkıyor; ancak bizim özellikle Balkan coğrafyasında önemli projeleri hayata geçirme mecburiyetimiz var. Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyemiz Prof. Dr. Nazım Ankaralıgil’in Balkanlar’da yakın zamanda tamamladığı bir belgeselin haberini de buradan duyurmuş olayım. Nazım hoca da belgesel alanında orada çok önemli bir çalışmaya imza attı. Yakında onun da gösterimini yine bizim ev sahipliğimizde yapacağız. Bu çabaların hepsi, aslında birlikte aynı yöne bakmanın bir sonucu. Birlikteliğin sinerjiye dönüşmesi başarıyı ortaya çıkardı” dedi.
Uygulamalı Eğitime Önem Veriyoruz
Uygulamalı eğitime özel bir önem verdiklerini özellikle vurgulayan Rektör Yardımcısı Bulduklu, medya alanında nitelikli işlerin ancak iyi uygulayıcılarla mümkün olacağını ifade etti. Prof. Dr. Bulduklu, “Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen İKÇÜ Film Festivali, ses getiren bir proje olarak önemli bir etki oluşturdu. Oradaki başarının temelinde de öğrencilerimizle akademik kadromuzun birlikteliğinin yarattığı sinerji vardı. İşte bu sinerjiyle hayata geçirilen projelerde öğrenci katkısının çok değerli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Uygulamalı eğitimin en güzel örnekleri olan bu projeler, öğrencilerimizi geliştirme yönünde çok kıymetli fırsatlar sunuyor. Çünkü bizim alanımızda teorik bilgi tek başına yeterli değildir. Uygulamaya geçtiğinizde, sorumluluk aldığınızda ve elinizi taşın altına koyduğunuzda inanılmaz işler ortaya çıkıyor. Biz Rektörlük olarak uygulamayı ve bu tür projeleri her zaman destekledik, desteklemeye de devam ediyoruz. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Bu sinerjiyi ortaya koyan yöneticilerimize ve öğrencilerimize ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.
Multidisipliner Çalışmalar Fakülteye Yeni Bir Vizyon Kazandırıyor
Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, konuşmasında fakültenin bilim ve sanat ekseninde yürüttüğü çalışmalara dikkat çekerek, üniversitenin son yıllarda özellikle bu iki alanı buluşturan önemli üretimlere imza attığını vurguladı. Prof. Dr. Doğan, Medya ve İletişim Bölümü’nün uzun süredir ortaya koyduğu nitelikli projelerin fakülteye ayrı bir değer kattığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Son yıllarda fakültemizin farklı bölümleriyle kurulan güçlü işbirlikleri sayesinde, bir zamanlar hayal gibi görünen multidisipliner projeler bugün somut ürünlere dönüşmüş durumda. Akademisyenlerimizin titizlikle yürüttüğü bilimsel araştırmaların, yüksek estetik anlayışla hazırlanmış belgesel çalışmalarına evrilmesi; hem üniversitemiz hem de ülkemizin bilim ve sanat ortamı açısından büyük bir gurur kaynağıdır. Medya ve İletişim Bölümü son dönemlerde gerçekten örnek gösterilecek işler yapıyor. Aslında bu başarı uzun yılların birikimi, ancak son birkaç yılda özellikle fakültemizin diğer bölümleriyle kurulan işbirliği sayesinde bu sinerji çok daha görünür ve etkili hale geldi. Bilimin derinliğini sanatın gücüyle bir araya getirerek ürettikleri belgeseller, yalnızca akademik dünyanın değil, medya ve sanat çevrelerinin de yoğun ilgisini çekiyor. Üniversitemizde üretilen bilimsel bilgiyi, geniş kitlelere ulaşan sanatsal bir dile dönüştürmek kolay değildir; fakat bölümümüz bu zor olanı başarmış durumda. Bu nedenle başta Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Cenk Demirkıran olmak üzere emeği geçen tüm hocalarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Onların vizyonu, çabası ve üretim heyecanı fakültemize hem yeni bir soluk hem de güçlü bir yönelim kazandırdı. Ayrıca her daim desteğini yanımızda hissettiğimiz Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’ye ve Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Yasin Bulduklu’ya da şükranlarımı sunuyorum. Yöneticilerimizin açtığı alan, sağladığı teşvik ve bizlere duyduğu güven sayesinde bugün fakültemiz sadece bilimin merkezinde değil, aynı zamanda sanatın da güçlü bir taşıyıcısı hâline gelmiştir.
Belgesel Seyirciyle Buluştu, Ardından Söyleşi Gerçekleşti
Açılış konuşmalarının ardından “Santorini’nin Külleri, Su ve Ateş” belgeseli İzmir prömiyerini yaparak izleyiciyle buluştu. Gösterimin ardından film ekibi; Prof. Dr. Cenk Demirkıran, Dr. Öğr. Üyesi Halit Kartal ve Prof. Dr. Serdar Vardar, performatif belgeselin bilimsel danışmanlarından Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide sahne aldı.








