Gazze’deki Öğrenci ve Akademisyenlerin Sesleri İKÇÜ Kampüsünden Yükseldi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda Türkiye genelinde sürdürülen “Gazze Üniversiteleri ile Dayanışma Programı” kapsamında, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğüne bağlı Bilim İletişimi Ofisi yürütücülüğünde “İşgal ve Soykırımın Ortasında Gazze'de Öğrenci ve Akademisyen Olmak” başlıklı Bilim Kafe programı düzenlendi. Çiğli Ana Yerleşke girişindeki etkinliğe Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, üniversite yönetimi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Soykırımın gölgesinde sürdürülen eğitim mücadelesinin masaya yatırıldığı programda, Gazze'de sadece binaların değil kütüphanelerin ve akademik hafızanın da yok edilmek istendiğine dikkat çekildi.

Bilim İletişimi Ofisinden Gazze’deki Akademik Varoluş Mücadelesine Destek

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kayacan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, imkânsızlıklara rağmen eğitim hayatını Gazze’de sürdürmeye çalışan Filistinli öğrenci Sema er-Ramlâvî ile akademik çalışmalarını İbn Haldun Üniversitesinde sürdüren, Gazzeli akademisyen, araştırmacı Dr. Öğr. Gör. Nour Mahmud Alhila’nın gönderdiği video mesajı dinlendi. Programda ayrıca Osmanlı Motosiklet Derneği (OMD) İzmir Şubesi üyeleri Türk ve Filistin bayrakları eşliğinde yaptıkları kortej geçişi ve kampüs turuyla “Her zaman Gazze'nin yanındayız” mesajı verdi. Etkinliğin sonunda öğrencilerin taşıdığı “FREE GAZA” yazılı kartonlarla düzenlenen koreografi drone çekimleriyle görüntülendi.

Her Enkazın Altında Yarım Kalmış Bir Tez Kalıyor

Programın açılış konuşmasını yapan İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kayacan, üniversitelerin zulme karşı sessiz kalamayacağını vurguladı. Gazze'deki yıkımın yalnızca fiziki binalardan ibaret olmadığını dile getiren Kayacan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yıkılan yalnızca binalar değildir. Her enkazın altında bir dersliğin sesi, bir kütüphanenin hafızası, yarım kalmış bir tez ve ertelenmiş bir mezuniyet hayali kalıyor. Süren işgal bir toplumun salt bugününü değil, eğitimini ve yarınını hedef alıyor. Bilgi, insanın acısına sırtını döndüğü anda anlamından kaybeder." Gençlere de seslenen Prof. Dr. Kayacan, kanıksama ve alışma tehlikesine işaret ederek "Hiçbirimizin yapmaması gereken tek bir şey var: Alışmak. Çocukların ölümüne, açlığa ve yıkıma alışmak... Çünkü zulmün en büyük başarısı, kendisini sıradan göstermesidir. Gazze meselesi vicdanı olan herkesin, bizim için ise ayrıca imanımızın ve ahlakımızın imtihanıdır" dedi.

Eğitim Direnişimizin Parçası

Etkinlikte, Gazze’den video mesaj yollayan Filistinli öğrenci Sema er-Ramlâvî’nin sözleri duygu dolu anlar yaşattı. İlkokul ve ortaokulu Türkiye'de okuduğunu belirten er-Ramlâvî, "Enkaz altında 5 saat kaldım; babam ve Türkiye doğumlu küçük kız kardeşim şehit oldu. Hayalim Türkiye'de babamın mezun olduğu Dokuz Eylül Üniversitesinde mimarlık okumaktı. Ancak şartlar ne kadar ağır olursa olsun şimdilik üniversiteye Gazze'de devam edeceğim. Çünkü eğitim, bizim Gazze'deki direnişimizin ve ısrarımızın bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.

1.300'den Fazla Eğitim Binası Yıkıldı, 20 Bin Öğrenci Hayatını Kaybetti

İbn Haldun Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren Gazzeli akademisyen Dr. Öğr. Gör. Nour Mahmud Alhila ise bölgedeki akademik tabloyu sayısal verilerle ortaya koydu. Gazze'de 1.300'den fazla eğitim binasının yıkıldığını, yaklaşık 20 bin öğrenci ile 800’e yakın eğitim personelinin yaşamını yitirdiğini aktaran Alhila; Gazze'deki hocalara maaş, öğrencilere burs sağlanması ve uluslararası bilimsel veri tabanlarının bölgeye ücretsiz açılması çağrısında bulunarak, "Eğitimin yeniden inşası soykırım sonrasına ertelenemez" dedi.

Program; Osmanlı Motosiklet Derneği (OMD) İzmir Şubesi üyelerinin Türk ve Filistin bayraklarıyla gerçekleştirdiği kortej geçişi ve öğrencilerin “FREE GAZA” yazılı kartonlarla oluşturduğu koreografinin drone çekimleriyle tamamlandı.

Menüyü Kapat